7. Hukuk Dairesi 2012/6860 E. 2013/7009 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2012/6860 Esas 2013/7009 Karar 18.04.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/6860 E., 2013/7009 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı, davalı ile 08.06.2010 tarihli sözleşme yaparak bedelini birlikte karşıladıkları 01 AGJ 24 plakalı Fiat Doblo marka aracın trafik kaydının davalı üzerine yapıldığını, aracın davalı tarafından kiraya verileceği ve elde edilecek gelirin taraflar arasında eşit paylaşılacağının hükme bağlandığını, ancak davalının söz konusu araç ile ilgili kira gelirinden davacıya düşen kısmı vermediğini belirterek aracın alımı için yapılan masraflar ile kira gelirinden kendisine düşen kısmın ödetilmesini istemiştir. Davalı cevabında, aracın ortak alındığını doğrulamış, ancak araç ile ilgili bütün masrafların kendisi tarafından karşılandığını, elde edilen gelirden davacı hissesine düşeni gönderdiğini, aslında kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının araç için ödediği miktar ile elde edilen kira gelirinden oluşan miktar yönünden istem kısmen kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre taraflar arasında 08.06.2010 günlü sözleşme ile 01 AGJ 24 plakalı aracın ortak olarak alınıp kira gelirinin paylaşılması konusunda bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğu sabit olup davacının talebi bu ortaklıktaki sermaye katılım payı ile kar payı istemlerine ilişkindir. Davacının bu istemi aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.