7. Hukuk Dairesi 2012/6861 E. 2013/2327 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2012/6861 Esas 2013/2327 Karar 07.03.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/6861 E., 2013/2327 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı alacağına ilişkindir. Mahkemece istem ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı, davalı ve dava dışı şahıslarla birlikte kiraladıkları tarlaya ayçiçeği ekmek üzere anlaştıklarını, kendisi ile davalının ayçiçeğinin bakımını üstlendiklerini, dava dışı şahısların da sermaye koyduklarını belirterek hasat edilen ürünlerin satış bedellerinden masraflar düşüldükten sonra dava dışı şahsın davacıya verilmek üzere davalıya verdiği 27.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmediğini bildirerek bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı cevabında davacı ile ayçiçeği ekmek konusunda anlaştıklarını, ancak davacının kendisinden bir alacağı olmadığını, satış bedellerinin masrafları dahi karşılamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi sabit olup davacının istemi ortak ekilen ürünlerden elde edilen satış bedeline yani kar payına ilişkindir. Buna göre davacının kar payı alacağı yönündeki istemi aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son .../..
2012/6861-2013/2327 S.2
cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 07.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.