2. Daire 2024/263 E. 2024/1559 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2024/263 Esas 2024/1559 Karar 11.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/263 E., 2024/1559 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/263 Karar No : 2024/1559
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Emniyet Amiri olarak görev yaptığı dönemde, ... isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayına ilişkin olarak mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak onaylamak/düzenlemek suretiyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının (75) no'lu olaya yönelik kısmının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verilen 13/04/2023 günlü, E:2021/7862, K:2023/2147 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının, disiplin cezasıyla cezalandırılmasına dayanak gösterilen (...) no'lu olaydaki (... isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi) fiiline yönelik yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "... müştekinin kendi ad soyadı ve kendi iletişim aracı üzerinden dinlenmiş olması, önleme dinlemesi tedbiri kararı alınmasına esas teşkil eden "Teknik Takip ve İzleme Talep Formu"nda yazılı gerekçelerin mevcut olup olmadığı, dinleme yapılmasını gerektirecek emarelerin varlığına veyahut yokluğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması, dinlemenin yasada öngörülen süre şartını ihlal etmeyecek şekilde gerçekleştirilmiş olması, yapılan dinleme işleminin istihbari amaçla önleme dinleme olması sebebiyle yoğun suç şüphesine ihtiyaç duyulmaması, önleme dinlemesinde amaç suç işlenmesinin ve kamu düzeninin bozulmasının önlenmesi amacıyla başvurulan bir yol olması ve önleme amacıyla yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi sonucunda ulaşılabilen bulgular da, yasanın ön gördüğü amaçlar dışında ve bu arada bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılamayacak olması, yasada herhangi bir suç şüphesi derecesi de öngörülmediğinden yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamamıştır. ..." gerekçesiyle, "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "iftira" suçlarından, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'nun 223/2-a maddesinden; "resmi belgede sahtecilik" suçundan ise, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesinden beraatine karar verildiği, anılan kararın bu kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, davacının meslekten çıkarılmasına konu olaylar nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi karşısında ''Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek'' fiilini işlediği hususu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulmadığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının müdahil olduğu dava konusu iletişiminin dinlenmesi işlemlerinin, teknik takip talep formlarında belirtilen gerekçeler dışında iletişiminin dinlenmesini gerektirecek bilgi ve emareler olmadan, dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek, gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı, dinlenen kişilerin teknik takip talep formlarında belirtilen örgütsel faaliyetler içinde olmadıkları, bu formlarda belirtilen kişilerle irtibatta bulunduklarına dair delil olmadığı, önleyici dinleme işlemine ilişkin hâkim kararının istihbarat biriminin dinleme gerekçesi olarak sunduğu bilgilerin doğruluğunun tescil ve tespiti niteliğini taşımadığı, dinleme işlemlerinin hâkim kararıyla yapılmasının bu kararlara esas teşkil eden belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı, özellikle örgütlü suçlarla ilgili suç kayıtları olan kişilerin çok sayıda kamu görevlisinin dinlenme işleminde ortak irtibat kişi olarak gösterildiği, ancak ileri sürülen irtibatların tespit edilemediği, yetkili ve görevli hâkimin iletişimin dinlenmesi tedbiri uygulanmasına ilişkin kararına “Teknik Takip Uzatma Talep Formu” esas teşkil ettiğinden, bu belgelerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesindeki tanımla “Görev gereği düzenlenen resmi belge” niteliğinde olmasının yanında "sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliği de taşıdığı, gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkan teknik takip ve izleme talep formunu düzenleyen ve onaylayanların resmi bir belgeyi gerçeğe aykırı şekilde sahte olarak düzenlemek fiilini işledikleri, disiplin mevzuatı yönünden bu fiilin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmayı gerektirdiği, tesis edilen dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 13/04/2023 günlü, E:2021/7862, K:2023/2147 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.