13. Daire 2023/3642 E. 2024/562 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2023/3642 Esas 2024/562 Karar 06.02.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3642 E., 2024/562 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3642 Karar No:2024/562
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
2. (DAVACI) ... VEKİLLERİ : Av. Dr. ... Av. Dr. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca verilen idarî para cezasına ilişkin olarak Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce davacı şirket hakkında düzenlenen 10.000.000,00-TL tutarlı, ... düzenleme tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği'nde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri gözetilerek "İdarî Para Cezalarının Kesinleşmesi" konusunda yapılan açıklamalarda genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarının 6183 sayılı Kanun'a göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idarî yaptırım kararlarının kesinleşmesinin gerektiği, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması hâlinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idarî para cezalarının takip edilebilir aşamaya gelmesinin, idarî para cezasının kesinleşmesi anlamına geleceği belirtilmekle birlikte, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen ve süresinde ödenmeyen idarî para cezalarının takip ve tahsilinde idarî yaptırım kararlarının kesinleşme şartının aranmayacağının vurgulandığı; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idarî para cezasını düzenleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 2813 sayılı Kanun'la kurulan, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli bir kuruluş olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nca verilen idarî para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedilmeyeceği açık olduğundan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği uyarınca tahsil edilmesi için kesinleşme şartının aranmayacağı; Uyuşmazlık konusu olayda, davacının iddiaları ve dosya kapsamındaki belgelerden, söz konusu idarî para cezasının usûlüne uygun olarak düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edilmesine rağmen belirtilen sürelerde ödeme yapılmadığı ve bu hususta taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacı şirket tarafından idarî para cezasının iptali istemiyle dava açılmış ise de, tahsilatları genel bütçeye gelir kaydedilmeyecek bir Kurum tarafından düzenlenen idarî para cezasının, bildirimde belirtilen sürelerde ödenmemesinden dolayı tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesine engel bir kanun hükmü olmadığı; uyuşmazlık konusu ödeme emrinin dayanağı olan idarî para cezası bildirimine karşı açılan davada, Mahkemelerinin 28/02/2022 tarih ve E:2021/512, K:2022/393 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu itibarla anılan miktarın tahsiline yönelik düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı; Öte yandan, davacı tarafından verilen savunmaya cevap dilekçesinde, savunma dilekçesi ekinde yer alan düzeltme fişi ile borcun 2.555.000,00-TL'ye düşürüldüğü, ödeme emrinin bu kısmı için ret, kalan kısmı için ise konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, yapılan incelemede söz konusu belgenin düzeltme fişi olmadığı, 4 taksitle ödenmesi mümkün olan borcun ilk taksit ödemesi olduğu, kalan tutarın da tahsil edilebilir olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasının geçerli görülmediği, ayrıca dava konusu ödeme emri hukuka uygun bulunduğundan, ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 09/05/2023 tarih, E:2022/4644, K:2023/2261 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Mali İşler Daire Başkanlığı'na hitaben verilen 21/06/2021 tarihli dilekçede özetle, "5651 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şirketin Türkiye'de sosyal ağ sağlayıcısı temsilcisi belirlenerek 16/01/2021 tarihinde Kurum'a bildirildiği, ardından temsilcisini değiştirip bu hususun da 04/03/2021 tarihinde Kurum'a iletildiği, değiştirilen sosyal ağ temsilcisine ilişkin kimlik ve iletişim bilgilerinin şirketin internet sitesinde aynı tarihte yayınlandığı, şirketin sosyal ağ temsilcisi olan ... Danışmanlık Hizmetleri Anonim Şirketi'ne Ankara Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi tarafından şirket adına düzenlenen sırasıyla 10.000.000,00-TL ile 30.000.000,00-TL olmak üzere iki adet idarî para cezası ödeme emrinin tebliğ edildiği, ancak 5651 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan '(...)Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idarî para cezalarının dörtte biri tahsil edilir(...)' kuralı gereğince sırasıyla 2.500.000,00-TL ve 7.500.000,00-TL idarî para cezası tahsil edilmesi gerektiği, hukuka aykırılık teşkil eden bu durumun ortadan kaldırılması adına Kurumca ilgililerle ile iletişime geçilip, 5651 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şirketin temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve bu nedenle aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca verilen idarî para cezalarının yalnızca dörtte birinin tahsil edilmesinin gerektiği konusunda ilgili idareye bilgi verilmesi ve ilgili idare tarafından hukuka aykırı bu işlemin düzeltilmesi hususunda gereğinin yapılmasının" talep edildiği; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Mali İşler Dairesi Başkanlığı'nın 22/06/2021 tarih ve 41278 sayılı cevabî yazısında, bahse konu ödeme emirlerinde uygulanması gereken kanun hükümlerinin davacı şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesine bildirildiğine yer verildiği, cevabî yazı ekinde sunulan Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne hitaben gönderilen 15/06/2021 tarih ve 3967 sayılı yazı incelendiğinde, 5651 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde verilen idarî para cezalarının dörtte birinin tahsil edileceği kuralı uyarınca, temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getiren davacı hakkında uygulanan idarî para cezalarının dörtte bir oranında tahsil edilmesi, dörtte üç oranındaki kalan tutarların ise terkin edilmesi gerektiğinin belirtildiği; Olayda, idari para cezasının tesisinin akabinde 16/01/2021 tarihinde davacı tarafından şirketi temsilen Türkiyede temsilci bulundurma yükümlülüğünün yerine getirildiği ve davalı idarece dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi öncesinde davacı tarafından Türkiye'de temsilci bulundurma yükümlülüğünü dava konusu işlemin tesisi üzerine yerine getirdiğinden... tarih ve ... nolu düzeltme fişi ile 10.000.000,00-TL tutarlı ödeme emrine konu idari para cezasının 7.500.000,00-TL'lik kısmının terkini sonrası 2.500.000,00-TL üzerinden idari para cezasının tahsilinin yürütüldüğü, bu şekilde dava devam ederken yapılan terkin işlemi nedeniyle davaya konu ödeme emrinin 7.500.000,00-TL'lik kısmının konusuz kaldığının anlaşıldığı; öte yandan, davacı hakkında tesis edilen ve dava konusu ödeme emrine konu idari para cezasına karşı açılan davada ise ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği; Bu durumda, 10.000.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemine karşı açılan dava reddedildiğinden ve söz konusu idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmediği anlaşıldığından, 10.000.000,00-TL tutarlı dava konusu ödeme emrinin, ... tarih ve ... nolu düzeltme fişi ile 7.500.000,00-TL'lik kısmının terkini sonrası 2.500.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının bu kısma yönelik istinaf başvurusunda hukuki isabet bulunmadığı; Bununla birlikte, terkin işlemi nedeniyle davaya konu ödeme emrinin yalnızca 7.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden işbu davanın konusuz kaldığı; dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce davacı tarafından söz konusu yükümlülüğün 16/01/2021 tarihinde yerine getirildiği, dava açıldıktan sonra düzeltme fişi düzenlenerek dava konusu ödeme emrinin 7.500.000,00-TL'lik kısmının terkin edildiği, dolayısıyla konusuz kalan kısım yönünden yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin işbu davanın ilgili kısmının açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının davaya konu ödeme emrinin 7.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davaya konu ödeme emrinin 2.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, öncelikle dava konusu ödeme emrine konu idari para cezasına karşı açılan davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf ve temyiz istemlerinin reddine karar verilerek kesinleştiği, Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün tahsil dairesi olarak görev yaptığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yazısına istinaden kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla yasal işlemlerin yürütüldüğü, ayrıca dava konusu idari para cezası kararını veren idarenin tahsil talebini yerine getirirken o idarenin önceki işlemlerine yönelik herhangi bir usuli inceleme yapma gibi bir görev ve yükümlülüğünün de bulunmadığı, nitekim 5326 sayılı Kanun'un 17. maddesinde, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil dairelerine gönderileceğine yer verildiği, ayrıca aynı Kanun'un 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağının belirtildiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, idarî para cezasının henüz kesinleşmemiş olduğu bir zamanda ödeme emrinin tebliğe çıkarılması ve tahsilat aşamasına geçilmesinin 5326 ve 6183 sayılı Kanunlar ve ilgili ikincil mevzuat kapsamında hukuka aykırı olduğu, bu yönüyle dahi ödeme emrinin 2.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden iptalinin gerektiği, her hâlükârda ödeme emrine konu idarî işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine ilişkin hususlar yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, ödeme emrinde yer alan 10.000.000,00-TL'lik borcun kabulü anlamına gelmemek ve 2.500.00,00-TL'lik bakiye tutar için itirazları saklı kalmakla birlikte, borcun 3/4'ünün ilgili Kanun gereği terkin edildiğinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun yazısı, bu Kurum'un Vergi Dairesi'ne yazdığı yazı ile bu yazılara istinaden düzenlenen düzeltme fişiyle sabit olduğu, temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirildiği, Bölge İdare Mahkemesi'nce davaya konu ödeme emrinin 7.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın yerinde olduğunun Danıştay kararlarıyla sabit olduğu, davanın konusuz kalmasına sebebiyet verildiğinden davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının ödeme emrinin 7.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden kaldırılması ve bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı; ödeme emrinin 2.500.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ve kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından, 31/07/2020 tarih ve 31202 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7253 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5651 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4. maddesi uyarınca söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği 01/10/2020 tarihinden sonra 02/10/2020 tarihli bildirimle davacı şirkete, sunduğu hizmet için temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirilmesinin istenildiği, söz konusu bildirimden itibaren 30 gün içerisinde temsilci bildirme ve belirleme yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle davacı şirkete 04/11/2020 tarihli Başkanlık Makam Olur'u ile 10.000.000,00-TL idarî para cezası verildiği, bu kararın... tarih ve ... sayılı yazı ile davacı şirkete tebliğ edildiği, idari para cezasının tesisi akabinde 16/01/2021 tarihinde davacı tarafından şirketi temsilen Türkiye'de temsilci bulundurma yükümlülüğünün yerine getirildiği, ancak anılan idari para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce davacı şirket hakkında 10.000.000,00-TL tutarlı, ... düzenleme tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin düzenlendiği, bu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un Ek 4. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan hâlinde, "(1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur. (2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. (...) Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır." kurallarına yer verilmiştir. Bu itibarla, 5651 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinin 2. fıkrasında, temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde verilen idarî para cezalarının dörtte birinin tahsil edileceği kuralına yer verildiğinden, davacı şirket hakkında idari para cezasının verilmesi sonrasında ödeme emri düzenlenmeden önce 16/01/2021 tarihinde Türkiye'de temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirildiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu idari para cezasının sadece dörtte birinin (2.500.000,00-TL) tahsil edilmesine yönelik ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, idari para cezasının tümünün (10.000.000,00-TL) tahsiline yönelik olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.