13. Daire 2023/1641 E. 2024/3556 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2023/1641 E. 2024/3556 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2023/1641 Esas 2024/3556 Karar 26.09.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1641 E.,  2024/3556 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1641
Karar No:2024/3556

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret AŞ.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 06/02/2020 tarihinde yapılan denetim sonucunda, otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve/veya bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 3.056.383,49-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 06/01/2022 tarih ve 10716-15 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 01/01/2020 tarihi ile 07/02/2020 tarihi arasında dağıtıcılığını üstlendiği akaryakıt firmasının 2020 yılı içerisinde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı şirket tarafından söz konusu firmanın dağıtıcısı olduğu döneme ilişkin olarak firma tarafından 01/01/2020-07/02/2020 tarihleri arasında 62.906 litre akaryakıt alındığı ve 60.844 litre dolum yapıldığının, istasyon dış satışının bulunmadığının belirtilmesine karşın Kurum İstasyon Otomasyon Sistemi verilerinde, adı geçen bayilik lisansı sahibinin istasyonunda 304.171 litre pompa satışının, 273.699 litre akaryakıt dolumu yapıldığının, dönem başı stokunun 34.094 litre, dönem sonu stokunun ve istasyon dış satışının bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından şirketleri ile bayi arasındaki ilintinin 06/02/2020 tarihinde bittiği, dolayısıyla şirketlerinin iddia edilen aykırılıkları bildirme yükümlülüğünün de bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı idarece, davacı şirketin dağıtıcılığını üstlendiği söz konusu bayinin, 01/01/2020 tarihi ile 07/02/2020 tarihi arasındaki faaliyetlerine yönelik olarak inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle davacı şirket hakkında idari para cezası uygulandığı görüldüğünden, davacının iddiasının yerinde görülmediği; bu durumda, söz konusu bayinin otomasyon sisteminin, doğru ve tutarlı veriler içermediğinin sabit olduğu ve bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermemesi halinde bu hususu ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Kuruma bildirme yükümlülüğü bulunan dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketleri ile bayi arasındaki ilişkinin 06/02/2020 tarihinde bittiği, şirketlerinin 1240 sayılı Kurul kararı kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, somut bir tespit yapılmadığı, dava konusu işlemin şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğu, üst sınırdan yaptırım uygulanmasının gerekçesi bulunmadığı, 7164 sayılı Kanun’la getirilen lehe düzenlemenin kendilerine uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararı bozulmasının gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın