13. Daire 2022/1947 E. 2024/2067 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2022/1947 E. 2024/2067 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2022/1947 Esas 2024/2067 Karar 08.05.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1947 E.,  2024/2067 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1947
Karar No:2024/2067

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Piyasası Düzenleme Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasfiye Halinde ... İşletme Akaryakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkili temsilcisi olan davacı tarafından, anılan şirkete 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 105.205,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarihli ve...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, hukuk aleminde halen varlığını sürdüren sermaye şirketi niteliğindeki özel hukuk tüzel kişisi Tasfiye Halinde ... İşletme Akaryakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali istemiyle gerçek kişi olan davacı tarafından dava açılamayacağı, dava konusu işlemin davacı hakkında tesis edilmiş bir işlem olmadığı, dolayısıyla davacının bu işlem nedeniyle menfaat ihlâlinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacının bakılan davayı açma ehliyeti bulunmadığı, her ne kadar davacının anılan şirketin kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu işlem esas alınarak düzenlenen ödeme emrinin de bu sıfatla davacı adına düzenlenip davacıya tebliğ edildiği görülmüş ise de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesine göre kanuni temsilcilerin sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için amme alacağının kanuni temsilci açısından yeniden ve ayrıca tahakkuk ettirilmesi şeklinde bir hukuki düzenleme öngörülmediğinden, gerçek kişi olan davacının bu halde de bakılan davayı açma ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı dari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işbu davayı açmada hukuki yararının bulunduğu, kendisi açısından da menfaat ihlâli söz konusu olduğu, zira söz konusu karar nedeniyle, icra takibine maruz kaldığı, halen dahi icra baskısı altında olduğu, ayrıca bir tüzel kişiliğin adına ve yararına kanuni temsilcilerinin dava açma hak ve ehliyetlerinin de bulunduğu, kaldı ki söz konusu şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilden terkin de edildiği, bu nedenlerle ehliyet yönünden ret kararının kaldırılarak esas yönünden inceleme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın