12. Daire 2024/434 E. 2024/271 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2024/434 E. 2024/271 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2024/434 Esas 2024/271 Karar 05.02.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/434 E.,  2024/271 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/434
Karar No : 2024/271

DAVACI : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : T..Enstitüsü

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı sendika tarafından; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 26/05/2023 tarih ve 249965 sayılı yazısında, Türk Standartları Enstitüsünde daire başkanı ve bölge koordinatörü olarak görev yapanların kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacaklarının belirtildiğinden bahisle, Türk Standartları Enstitüsünde görev yapan daire başkanı ve bölge koordinatörlerinin sendika üyeliklerinin iptali ile sendika üyesi olmaları nedeniyle aldıkları toplu sözleşme ikramiyelerinin yasal faiziyle geri alınması konusunda gerekli işlemlerin başlatılması için Türk Standartları Enstitüsüne yapılan 10/07/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi Muhammed Yasir Yürük'ün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar tek tek sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde; bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, (e) bendinde; birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin, bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu vurgulandıktan sonra, 5. maddesinde; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; dilekçelerin "görev ve yetki" yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "İdarî davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında ise; ''Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.'' hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; davacı sendika tarafından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 26/05/2023 tarih ve 249965 sayılı yazısında, Türk Standartları Enstitüsünde daire başkanı ve bölge koordinatörü olarak görev yapanların kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacaklarının belirtildiğinden bahisle, Türk Standartları Enstitüsünde görev yapan daire başkanı ve bölge koordinatörlerinin sendika üyeliklerinin iptali ile sendika üyesi olmaları nedeniyle aldıkları toplu sözleşme ikramiyelerinin yasal faiziyle geri alınması konusunda gerekli işlemlerin başlatılması için Türk Standartları Enstitüsüne yapılan 10/07/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Düzenli hâle koymak, düzen vermek olarak tanımlanabilecek olan düzenleme, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise hukukta sürekli, soyut, objektif ve genel durumları belirleyen norm olarak tanımlanır.
Bu bağlamda idare, Anayasa ve yasal düzenlemelerden aldığı yetki ile kural koyma, düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, genelge gibi düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için söz konusu işlemin sürekli, soyut, objektif, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir ifadeyle belirtilen nitelikte kurallar koymuş olması gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacı Sendika tarafından iptali istenen, Türk Standartları Enstitüsünde, sendika üyeliği ve toplu sözleşme ikramiyesi ödenmesi konusunda 4688 sayılı Kanuna aykırı olarak yürütülen uygulamanın düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlem, yukarıda tanımı yapılan düzenleyici işlem mahiyetinde olmadığı gibi uyuşmazlığın birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına giren bir yönünün de bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda; 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalardan olmadığı sonucuna varılan bu davanın, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davalı idarenin bulunduğu yerdeki görevli ve yetkili Ankara İdare Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Ankara 5. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın