10. Daire 2022/194 E. 2025/5781 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2022/194 Esas 2025/5781 Karar 04.12.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/194 E., 2025/5781 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/194 Karar No : 2025/5781
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; 1- Türk vatandaşlığını kazanmasına esas olmak üzere, Türkiye'de yaptığı yatırımların Türk vatandaşlığı kazanmaya elverişli olduğunu gösterir uygunluk belgesinin düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine yönelik itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/05/2019 tarih ve 2019/5 (1779) sayılı, "Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında" konulu Genelgesi'nin eki Kılavuzda yer alan "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı bölümünün ilk iki paragrafı ve "1-Kur" başlıklı kısmının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisinin Cezayir ve Fransa vatandaşı olup, Türk vatandaşlığını alabilmek için Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca 17/08/2021 tarihinde İzmir Valiliği Göç İdaresine başvurduğu, İzmir ili, Bayraklı ilçesindeki taşınmazı 19/08/2019 tarihinde satın almış olmasına rağmen inşaat halinde olduğu için kat mülkiyetine geçişinin 16/08/2021 tarihli tapu senedi ile olduğu, devir tarihindeki kur üzerinden Türk vatandaşlığını fazlasıyla kazanabildiği, bu taşınmazın şu an satılması halindeki değerinin 650.000,00 – 700.000,00 Amerikan Doları seviyesinde olduğu, ikinci olarak Bornova ilçesinde de taşınmaz satın aldığı, Bayraklı ve Bornova ilçesinde aldığı bu iki taşınmaz ile Türk vatandaşlığını kazanmayı hak ettiği, bu durumun davalı idarenin davaya konu yazısıyla da kabul edildiği, Çeşme ilçesinde de taşınmaz satın almasına rağmen, başvurusunu işleme koyan Bornova Tapu Sicil Müdürlüğünce iki taşınmazın yeterli olacağı belirtilerek bu taşınmazın başvuruya eklenmediği, Çeşme'de bulunan taşınmazı da 3 yıl satmayacağına ilişkin taahhüt vermeye hazır olduğu, uygunluk belgesi verilmesi için gereken 250.000,00 Amerikan Doları yatırım sınırının tespiti yapılırken, dekont değerlerinin sözleşme tarihindeki kurlar üzerinden hesaplanması gerektiği, Genelgenin "D-DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe aykırı düzenleme yapıldığı, Genelgenin Yönetmelik hükmüne ve Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine ve 16. maddesinde yer alan yabancıların temel hak ve hürriyetlerden kanunda öngörülen sınırlar dışında eşit yararlanacağı düzenlemelerine de aykırı olduğu, Genelgenin normlar hiyerarşisinde Yönetmeliğin altında olduğu ve idarece Yönetmelikte yer almayan resmi senet bedellerinin 250.000,00 Amerikan Dolarının üzerinde olması şartına dayanarak uygunluk belgesinin verilmemesinin usule ve yasaya aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle söz konusu düzenleyici işlem ve bu işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, uygulamaya konulan dava konusu Genelge ve uygulama işleminin usule ve mevzuata uygun olduğu, idareleri tarafından davacı ile iletişime geçildiği ve eksikliklerin giderilmesi halinde uygunluk belgesi verilmesi talebinin tekrar değerlendirilebileceğinin bildirildiği, davacı tarafından eksikliğin giderileceği ve davadan feragat edileceği konusunda bilgi verildiği, uyuşmazlıkta farklı tarihli ve birden fazla dekont sunulması ve olağanüstü kur farklılıklarından kaynaklı olarak dava konusu Genelge kapsamında değer tespitinin yapılamadığı, bu nedenle kur farklılığından kaynaklı değer tespiti sorununun aşılması için resmi senette satış bedeli olarak beyan edilen 1.431.500 TL ile ödenen dekont bedeli 1.440.000 TL arasındaki fark kadar eksik harç bedelinin ve usulsüzlük pişmanlık bildirim cezalarının ödenmesi gerektiği, ancak bu koşulda değer tespitinin yapılmasının mümkün olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden reddine, dava konusu bireysel işlemin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Cezayir ve Fransa vatandaşlığına sahip olan davacı tarafından, Türk vatandaşlığını kazanmasına esas olmak üzere, Türkiye'deki yatırımlarının Türk vatandaşlığı kazanmaya elverişli olduğunu gösterir uygunluk belgesinin düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III.(İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı işlemine karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün "Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hk." konulu, 30.5.2019 gün ve 2019/5 (1779) sayılı Genelgesi eki Kılavuzda yer verilen "D-DEĞER TESPİTİ" başlıklı bölümün iptali istemiyle açılmıştır. Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun "Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller" başlıklı 12'nci maddesinde, "(1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler. a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler. b) (Ek: 28/7/2016-6735/27 md.) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu. c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler. d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler. (2) (Ek: 19/10/2017-7039/29 md.) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; Türk vatandaşlığının kazanılmasına, kaybına, ispatına ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirlemek, uygulamada birliği sağlamak amacıyla 5901 sayılı Kanunun 46'ncı maddesine dayanılarak hazırlanan ve 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin "Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması, başvuru için gerekli belgeler ve yapılacak işlemler" başlıklı 20'nci maddesinin dava konusu işlem tarihin itibariyla yürürlükte olan halinde; "(1) Kanunun 12'nci maddesinde sayılan hallerde yabancı, istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilir. (2) Aşağıdaki şartlardan herhangi birini sağlayan yabancı, Kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir:...b)En az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vaat edildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilen..." hükmü yer almıştır. İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar. Dava konusu genelgenin ve eki kılavuzun, yönetmeliğin 20'inci maddesi kapsamında ülkemizde taşınmaz edinimi yoluyla istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanabilmesi mümkün kılınan yabancı kişilerle ilgili Tapu Müdürlükleri tarafından yürütülecek işlemlerin nasıl gerçekleştirileceğini, dolayısıyla Yönetmeliğin nasıl uygulanacağını göstermek ve tereddütlü konulara açıklık getirmek amacıyla davalı idare tarafından hazırlandığı, eki klavuzda da bunlardan birisi de "Değer tespiti" olmak üzere taşınmaz edinilmesi yoluyla istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanılması için uygulanması gereken kuralların 14 ana başlık altında toplanarak ilgililere duyurulması amacıyla çıkarıldığı anlaşılmakta olup, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Genelge ile resmi senet/satış vaadi sözleşmesi, dekont ve değerleme raporu olarak üç farklı kriter belirlenerek, her üç kriterdeki değerin birbiriyle tutarlı olup olmadığının denetlenmesi, sahteciliğin, usulsüzlüğün ve/veya vergi kaçırmanın önlenmesi amacına yönelik olup; sadece dekontlardaki ödeme tutarının vatandaşlık başvurusuna esas alınması durumunda resmi senette gösterilen satış tutarının, gerçek satış değerinden düşük gösterilmesi suretiyle vergi kaçırılması da söz konusu olabilecektir. Davacının başvurusunun reddine dair işleme karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine gelince; 6/4/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin, Bakanlar Kurulunun 12/12/2016 tarih ve 2016/9601 sayılı Kararı eki Yönetmeliğin 1'inci maddesiyle değiştirilen ve 12/01/2017 tarih ve 29946 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 20'nci maddesinde, "(2) Aşağıdaki şartlardan herhangi birini sağlayan yabancı, Kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir: ... b) En az 1.000.000 Amerikan Doları tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilen,..." hükmü yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin 19/09/2018 tarih ve 30540 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmeliğin 1'inci maddesiyle ve 07/12/2018 tarih ve 30618 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 418 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmeliğin 1'inci maddesiyle değiştirilen haliyle 20'inci maddesinde, "...b) En az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarı peşin olarak yatırılan taşınmazın satışının vaat edildiğine dair noterden düzenlenen sözleşmenin üç yıl süreyle devri ve terkini yapılmayacağı taahhüdüyle tapu siciline şerh edildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilen,..." hükmüne yer verilmiştir. 30.5.2019 gün ve 2019/5 (1799) sayılı Genelgenin "D-DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında da, "Resmi senette beyan edilen satış bedeli/bedelleri ve/veya satış vaadinde belirlenen değer/değerler toplamı, değerleme raporundaki değer/değerler toplamı ve bedel transferleri/ödemeleri toplamı, yani değer tespitine esas alınan üç değer türü, ayrı ayrı yönetmelikte aranan en az 250.000 USD (veya satış tarihi bakımından 1.000.000 USD) değerini sağlamalıdır. Değer tespitiyle ilgili oluşabilecek kur sorunlarının çözümünde Yabancı İşleri Dairesi Başkanlığı yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Bornova 3. Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi ile 1.430.000,00 TL (257.671,58 Amerikan Doları) bedelle İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaza yönelik satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, muhtelif tarihlerde yapılan havalelerde toplam 1.440.000,00 TL ödemenin gerçekleştirildiği ve 16/08/2021 tarihli 1.431.500,00 TL bedelli resmi senetle satın alındığı; 27/08/2021 tarihinde de 150.000,00 TL bedelle İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın satın alındığı belirtilerek, bu taşınmaz dolayısıyla istisnai yoldan Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla başvurulmasını teminen tarafına uygunluk belgesi verilmesi istemiyle ilk olarak 17/08/2021 tarihinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. Bölge Müdürlüğüne başvurulduğu, bu başvurunun davaya konu 2019/5 sayılı Genelgenin "D - DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında yer alan düzenleme uyarınca Bayraklı ilçesinde satın alınan taşınmaza ilişkin evrakın incelenmesinden, değerleme raporları ve dekontlardaki değerin 250.000 Amerikan doları tutarını karşıladığı, ancak resmi senet bedelinin anılan tutarın altında kaldığından bahisle ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddi üzerine, yapılan itirazın ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği anlaşılmakta ise de; 30/05/2019 tarih ve 2019/5 (1779) sayılı Genelgesi eki Kılavuzun "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında, "Resmi senette beyan edilen satış bedeli/bedelleri ve/veya satış vaadinde belirlenen değer/değerler toplamı, değerleme raporundaki değer/değerler toplamı ve bedel transferleri/ödemeleri toplamı, yani değer tespitine esas alınan üç değer türü, ayrı ayrı yönetmelikte aranan ... 250.000 USD değerini sağlamalıdır." kuralına yer verilmiş olup, Genelgede resmi senette beyan edilen satış bedeli ile satış vaadinde belirlenen değer arasında "veya" bağlacına yer verilmek suretiyle 250.000 Amerikan Doları koşulunun sağlanması bakımından resmi senet ile satış vaadindeki değerlerden hangisinin esas alınacağı konusunda seçimlik bir hak tanınması karşısında, Genelgede ve buna bağlı olarak Yönetmelikte aranan yatırım koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından imzalanan Bornova 3. Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesinde, davacının Bayraklı ilçesinde bulunan taşınmazı 1.430.000,00 TL (257.671,58 Amerikan Doları) bedelle satın almayı taahhüt ettiğinden, dolayısıyla taşınmazın resmi senede eş tutulan satış vaadindeki değerinin 250.000,00 Amerikan Doları değeri şartını sağladığından, davacı adına tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Kaldı ki; dosya içerisinde bulunan Bayraklı Tapu Müdürlüğünün 26.9.2022 tarihli yazısı ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü III. Bölge Müdürlüğünün 11.10.2022 tarihli yazısında; davacının eksik tapu harcı ve pişmanlıkla usulsüzlük cezalarını ödeyerek hatayı düzeltmesini takiben Bayraklı ve Bornova ilçelerindeki taşınmazlarla davacının Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20'inci maddesinin 2'inci fıkrasının (b) bendindeki yatırım tutarı ve taahhüt koşulunu yerine getirdiğinin İçişleri Bakanlığına bildirildiği belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle; Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü III. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile davanın diğer kısımlarının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 04/12/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın mazeret dilekçesi sunduğu ve gelmediği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünü temsilen Hukuk Müşaviri ...’ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Bornova 3. Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi ile 1.430.000,00 TL (257.671,58 Amerikan Doları) bedelle İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaza yönelik satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, muhtelif tarihlerde yapılan havalelerde toplam 1.440.000,00 TL ödemenin gerçekleştirildiği ve 16/08/2021 tarihli 1.431.500,00 TL bedelli resmi senetle satın alındığı; 27/08/2021 tarihinde de 150.000,00 TL bedelle İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın satın alındığı belirtilerek, bu taşınmaz dolayısıyla istisnai yoldan Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla başvurulmasını teminen tarafına uygunluk belgesi verilmesi istemiyle ilk olarak 17/08/2021 tarihinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğüne başvurulduğu, bu başvurunun davaya konu 2019/5 sayılı Genelgenin "D - DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında yer alan düzenleme uyarınca Bayraklı ilçesinde satın alınan taşınmaza ilişkin evrakın incelenmesinden, değerleme raporları ve dekontlardaki değerin 250.000 Amerikan Doları tutarını karşıladığı, ancak resmi senet bedelinin anılan tutarın altında kaldığı gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedildiği, bu işleme 12/10/2021 tarihli dilekçeyle yapılan itirazın, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Her ne kadar davacının, tarafına uygunluk belgesi düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine yönelik itirazının reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı 19/11/2021 tarihinden sonra, 11/10/2022 tarihinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünce davacı adına uygunluk belgesi düzenlenmiş ise de, bu uygunluk belgesinin idare tarafından daha önce tesis edilen dava konusu işlemin re'sen kaldırılması suretiyle düzenlenmediği, aksine dava konusu işlemde belirtilen, davacının Bayraklı ilçesinde yer alan taşınmazın resmi senetteki satış bedelini düşük göstermesinden dolayı toplam yatırım değerinin 250.000 Amerikan Dolarını karşılamadığı iddiasına yönelik olarak, davacının eksik tapu harcı ve usulsüzlük pişmanlık bildirim cezalarını ödeyerek hatayı düzeltmesi, yani dava konusu birel işlemin gereğini yerine getirmesi (idari işlemin icrailiği uyarınca) nedeniyle tesis edildiği görüldüğünden, davacının dava konusu ... tarih ve ... sayılı birel işleme ilişkin hukuka aykırılık iddialarının ortadan kalkmadığı ve davanın birel işlemin iptali istemi yönünden konusuz kalmadığı anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller" başlıklı 12. maddesinde, "Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler. a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler. b) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu. c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler. d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler. Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir." hükmü yer almaktadır. 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin, Bakanlar Kurulu'nun 12/12/2016 tarih ve 2016/9601 sayılı Kararı eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen ve 12/01/2017 tarih ve 29946 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20. maddesinde, "(2) Aşağıdaki şartlardan herhangi birini sağlayan yabancı, Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir: ... b) En az 1.000.000 Amerikan Doları tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilen,..." hükmü yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin 19/09/2018 tarih ve 30540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle ve 07/12/2018 tarih ve 30618 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 418 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen haliyle 20. maddesinde, "...b) En az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarı peşin olarak yatırılan taşınmazın satışının vaat edildiğine dair noterden düzenlenen sözleşmenin üç yıl süreyle devri ve terkini yapılmayacağı taahhüdüyle tapu siciline şerh edildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilen,..." hükmüne; Aynı maddeye 06/01/2022 tarih ve 31711 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5072 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle eklenen 9. fıkrada, "İkinci fıkrada belirtilen kapsam ve tutarda yatırım şartlarının sağlanıp sağlanmadığının tespitinde uygulanacak usul ve esaslar, tespiti yapan kurumca belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı'nın 30/05/2019 tarih ve 2111377 sayılı yazısı ile bildirilen dava konusu Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkındaki 2019/5 (1799) sayılı Genelge'nin "D - DEĞER TESPİTİ" başlıklı bölümünde ise, "Resmi senette beyan edilen satış bedeli/bedelleri ve/veya satış vaadinde belirlenen değer/değerler toplamı, değerleme raporundaki değer/değerler toplamı ve bedel transferleri/ödemeleri toplamı, yani değer tespitine esas alınan üç değer türü, ayrı ayrı yönetmelikte belirtilen tarihlerde aranan 1.000.000 USD veya 250.000 USD değerini sağlamalıdır. Satış işleminde; resmi senet beyan değeri esas alınarak değer tespiti yapılacağından kur hesabı da yapılarak değer beyan edilmesine özellikle dikkat edilmeli ve resmi senet beyan değerinin değiştirilemeyeceği hususu başvuru sahiplerine vurgulanarak açıklanmalıdır. 1-Kur: Türk Lirası değeri üzerinden yapılan işlemlerin, USD cinsinden karşılığının bulunmasında, resmi web sayfasında yayımlanan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kuru esas alınır. TCMB kurları her iş günü, saat 15.30'da belirlenmektedir. Bu nedenle yapılacak işlemlerde, kur riski ve sorunlarına yol açılmaması için, aşağıdaki kurlar esas alınacaktır. Değer tespitiyle ilgili oluĢabilecek kur sorunlarının çözümünde Yabacı İşler Daire Başkanlığı yetkilidir. a) Dekont Kuru: Dekontun (TL) olarak ödenmesi durumunda; dekont değerinin USD cinsinden karşılığının bulunmasında, ödeme gününden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kuru esas alınır. b) Satış/Satış Vaadi Sözleşmesi Kuru: Satış veya satış vaadi işleminde üç farklı şekilde değer tespiti yapılması mümkündür. I. Resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleĢmesinde belirlenen (TL) değerinin USD cinsinden karşılığının bulunmasında; satış işlemi başvurusunun yapıldığı günden önceki veya noterde satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesinden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kuru esas alınır. II. Resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değerinin USD cinsinden karşılığının bulunmasında; satış işleminden / satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesinden önce ve yönetmelikte aranan USD değerini sağlayan ödeme dekontu (veya aynı gün ödenen dekontlar ) için esas alınan kur baz alınarak değer tespiti yapılabilir. III. Ancak farklı tarihli birden fazla dekont sunulması halinde, resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değerinin USD cinsinden karşılığının bulunmasında kur farklılığı sorunu söz konusu olabilmektedir. Bu durumda ayrıca resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değerinin USD cinsinden karşılığı hesaplanmadan değer tespiti şu şekilde yapılabilir; Resmi senet (satış) değeri veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değeri; (her ödeme gününden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kuru esas alınarak) yönetmelikte aranan USD değerini sağlayan dekont (TL) toplamlarından düşük olmamalıdır. Bu şekilde aranan değerin sağlandığı tespitinin yapılması da mümkündür. Bu şekilde değer tespitine esas alınan dekont tutarı içinde; taşınmaz satış / sözleşme bedeli harici bir ödeme kalemi (komisyon, masraf vb.) bulunması halinde, dekont açıklama kısmında bu işlem ve miktarının belirtilmesi şartıyla, toplam dekont tutarından bu tutar düşülerek, kalan dekont tutarı değer tespitine esas alınır. c) Taşınmaz Değerleme Raporu Kuru: Değerleme raporunda; (TL) değerinin USD cinsinden karşılığının bulunmasında, rapor tarihinden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kuru esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/05/2019 tarih ve 2019/5 (1779) sayılı, "Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında" konulu Genelgesi'nin eki Kılavuzda yer alan "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı bölümünün incelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu itibarla, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün) gerek satış vaadi sözleşmesinin, gerek resmi senedin düzenlendiği, gerekse dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarih itibarıyla en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı Türk Lirası tutarı peşin olarak yatırılan taşınmazın satışının vaat edildiğine dair noterden düzenlenen sözleşmenin üç yıl süreyle devri ve terkini yapılmayacağı taahhüdüyle tapu siciline şerh edildiğini tespit etmek; bu kapsamda yatırıma esas taşınmazın değerini hesaplamak, taşınmaza ilişkin düzenlenen resmi senet, satış vaadi sözleşmesi, dekontlar ile raporlarda dikkate alınacak döviz kurunu belirlemek konusunda yetkili olduğu görülmektedir. Bu haliyle, anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan ve en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı yatırım gerçekleştirildiğine ilişkin tespitin, resmi senet/satış vaadi sözleşmesi, dekont, değerleme raporu şeklindeki üç farklı kriter üzerinden yapılacağını öngören dava konusu düzenlemede yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır. Dava konusu kuralın diğer unsurlar yönünden incelenmesine gelince; Dava konusu Genelge'nin eki Kılavuz'un "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı bölümünde; Türk vatandaşlığı kazanmaya esas yatırım olan 250.000 USD veya karşılığı TL bedelli taşınmaz alımının/ön alımının gerçekleştiğinin kabulü için "resmi senet ve/veya satış vaadi sözleşmesinde belirtilen tutar", "değerleme raporundaki değer" ve "ödemeler (dekontlar) toplamı" olmak üzere üç değer türünün hepsinde ayrı ayrı bahse konu yatırım tutarının sağlanması gerektiği düzenlenmiş; ardından TL değeri üzerinden yapılan işlemlerin, USD cinsinden karşılığının bulunması için döviz kurunun hesaplama usulü açıklanmıştır. Bu kapsamda, her üç değer için de kur hesaplama şekillerine yer verilmiş; "satış/satış vaadi sözleşmesi kuru" bakımından, resmi senedin veya satış vaadi sözleşmesinin TL üzerinden yapılması halinde üçlü bir ayrıma gidilerek, - Resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmeden önce henüz ödeme yapılmamış ise, satış işlemi başvurusunun yapıldığı günden önceki veya noterde satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesinden önceki son iş gününün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kurunun, - Resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmeden önce tek dekontla ya da aynı gün içinde birden çok dekontla ödeme yapılmış ise, ödeme gününden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kurunun, - Resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmeden önce farklı tarihlerde birden çok dekontla ödeme yapılmış ise, her ödeme gününden önceki son iş gününün TCMB efektif satış kurunun, esas alınması gerektiği; ayrıca son halde, resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değerinin USD cinsinden karşılığının hesaplanmayacağı, ancak bahse konu TL değerinin, dekontların TL toplamından düşük olmaması gerektiği öngörülmüştür. Buna göre, dava konusu Genelgede üç farklı değerin (resmi senet ve/veya satış vaadi sözleşmesi, dekont, değerleme raporu) birlikte dikkate alınmasının, her üç değerin birbiriyle tutarlı olup olmadığının denetlenmesinin, sahteciliğin, usulsüzlüğün, muvazaanın ve/veya vergi kaçırmanın önlenmesi amaçlarına yönelik olduğu; daha açık bir anlatımla, satıcı ve alıcı arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesinde satış değerinin muvazaalı bir şekilde yüksek gösterilmesi suretiyle vatandaşlığın haksız şekilde kazanılmasının önlenmesi amacıyla değerleme raporu ile dekontlardaki tutarın da kontrolünün öngörüldüğü; benzer şekilde yalnızca dekontlardaki ödeme tutarının vatandaşlık başvurusuna esas alınması halinde resmi senetteki satış tutarının, gerçek satış değerinden düşük gösterilmesi suretiyle vergi kaçırılmasının önlenmesi amacıyla resmi senetteki satış bedelinin de dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; "resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi" ibaresine yer verilerek 250.000 Amerikan Doları koşulunun sağlanması bakımından resmi senet ile satış vaadi sözleşmesindeki değerlerden hangisinin esas alınacağı konusunda seçimlik bir hak tanındığı, bu kuralın, (dekont kurları bakımından yatırım koşulunu yerine getirmesi kaydıyla) yatırımcının satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarihte gerekli yatırım tutarını sağlamasına karşın, döviz kurundaki artışlara bağlı olarak resmi senedin düzenlendiği tarihte bu tutarı tamamlayamaması halinde, kendisinden kaynaklanmayan bu olumsuzluğun yatırımcıya yükletilmemesi gerekliliğinden kaynaklandığı ve hakkaniyete aykırılığın önlenmesine yönelik bulunduğu; yine resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmeden önce ödeme yapılmış olması halinde, ülkemizde döviz kurunun yukarı doğru seyri gözetilerek, dekont kuru ile resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi kurlarının eşitlendiği, başka bir ifadeyle, dekont kurlarının, resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi kuru olarak kabul edildiği, böylelikle -önden yapılan ödeme tarihindeki kurun esas alınması suretiyle- yatırımcının döviz kurundaki artışlardan olumsuz yönde ve hakkaniyete aykırı şekilde etkilenmesinin (ödeme yaptığı tarihte gerekli yatırım tutarını sağlamasına karşın resmi senedin düzenlendiği tarihte bu tutarı tamamlayamamasının) önüne geçilmeye çalışıldığı; diğer taraftan da resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmeden önce farklı tarihlerde birden çok dekontla ödeme yapılmış olması halinde, resmi senet (satış) değerinin veya satış vaadi sözleşmesinde belirlenen (TL) değerinin, dekontların TL toplamından düşük olmaması gerektiği düzenlenerek resmi senet veya satış vaadi sözleşmesi ile ödemelerin tutarlı olmasının ve yukarıda aktarılan durumların (sahtecilik, usulsüzlük, muvazaa, vergi kayıp kaçağı) engellenmesinin amaçlandığı görülmektedir. Bu durumda, dava konusu düzenleme ile Türk vatandaşlığının istisnai yoldan kazanılmasına ilişkin yatırıma esas taşınmaz alım veya ön alımının, bu neviden bir vatandaşlık verilmesi şartlarına gerçek anlamda uygun olup olmadığının, Türkiye'ye döviz girişinin sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesi, bu yolla haksız şekilde Türk vatandaşlığının kazanılmasının önlenmesi, bunun yanında gerçekten yeter miktarda bir yatırım yapılmış olsa bile resmi belgelerdeki satış tutarının düşük gösterilmesi suretiyle tapu harcı ve ilgili vergilerin eksik ödenmesi suretiyle Türkiye'nin elde edeceği sair gelirlerin zayi olmasının önlenmesi, kısaca ilgili meri mevzuatın uygulanmasının sağlanması şeklinde tezahür eden kamu yararı amacına uygun olarak tesis edilen dava konusu düzenlemelerde hukuka ve dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. B) Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında uygunluk belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğü işleminin incelenmesi: Uyuşmazlık; davacıya ait bulunan İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ile İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın değerinin; Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinde, Türk vatandaşlığının istisnai yoldan kazanılması için aranan asgari 250.000 Amerikan Doları yatırım şartını karşılayıp karşılamadığı; diğer bir anlatımla, Yönetmelik gereği Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce) dava konusu Genelgeyle belirlenen koşulları sağlayıp sağlamadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı idare tarafından, dava konusu Genelgeyle getirilen üç ayrı kriter (resmi senet/satış vaadi sözleşmesi, dekont, değerleme raporu) yönünden yapılan değerlendirme sonucu, davacıya ait bahse konu iki taşınmazın toplam değerinin, dekontlar ve değerleme raporu kriterleri bakımından 250.000 Amerikan Doları şartını sağladığı, ancak resmi senette yer alan satış değeri bakımından anılan koşulun karşılanmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından ise, İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın Satış Vaadi Sözleşmesindeki değerinin 250.000 Amerikan Dolarını aştığı, dolayısıyla Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinde aranan yatırım koşulunu sağladığı; kaldı ki yine kendisine ait olan İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazı da başvurusu kapsamında beyana eklemek istediğini ve gerekli taahhüdü vereceğini ifade etmesine rağmen, idarece diğer iki taşınmaz değerinin sınırı geçeceği için bu taşınmazın beyanına ihtiyaç olmadığının bildirildirildiğinden bahisle söz konusu taşınmazı başvuruya eklemediği iddia edilmektedir. Davaya konu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/05/2019 tarih ve 2019/5 (1779) sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkındaki Genelgesi'nin eki Kılavuzun "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı kısmında, "Resmi senette beyan edilen satış bedeli/bedelleri ve/veya satış vaadinde belirlenen değer/değerler toplamı, değerleme raporundaki değer/değerler toplamı ve bedel transferleri/ödemeleri toplamı, yani değer tespitine esas alınan üç değer türü, ayrı ayrı yönetmelikte aranan ... 250.000 USD değerini sağlamalıdır." kuralına yer verilmiş olup, her ne kadar davalı idare tarafından uyuşmazlığa konu Bayraklı ilçesinde yer alan taşınmazın resmi senetteki satış bedelinin 250.000 Amerikan Dolarını karşılamadığı ileri sürülmekte ise de; Genelgede resmi senette beyan edilen satış bedeli ile satış vaadinde belirlenen değer arasında "veya" bağlacına yer verilmek suretiyle 250.000 Amerikan Doları koşulunun sağlanması bakımından resmi senet ile satış vaadindeki değerlerden hangisinin esas alınacağı konusunda seçimlik bir hak tanındığı, dolayısıyla resmi senetteki satış bedelinin 250.000 Amerikan Doları koşulunu sağlamaması, ancak satış vaadinde belirlenen değerin anılan tutarı karşılaması halinde Genelgede ve buna bağlı olarak Yönetmelikte aranan yatırım koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, davacı tarafından imzalanan Bornova 3. Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesinde, davacının Bayraklı ilçesinde bulunan taşınmazı 1.430.000,00 TL (257.671,58 Amerikan Doları) bedelle satın almayı taahhüt ettiği, dolayısıyla taşınmazın resmi senede eş tutulan satış vaadindeki değerinin 250.000,00 Amerikan Doları değeri şartını sağladığı görülmektedir. Nitekim, dava dosyasında yer alan Bayraklı Tapu Müdürlüğünün 26/09/2022 tarihli yazısı ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü III. Bölge Müdürlüğü'nün 11/10/2022 tarihli yazılarından; davalı idarenin, Bayraklı ilçesinde yer alan taşınmazın resmi senetteki satış bedelinin 250.000 Amerikan Dolarını karşılamadığı iddiasının, davacının resmi senetteki satış bedelini düşük göstermesinden kaynaklandığı, davacının eksik tapu harcı ve usulsüzlük pişmanlık bildirim cezalarını ödeyerek hatayı düzeltmesini müteakip Bayraklı ve Bornova ilçelerindeki taşınmazlarla davacının Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki yatırım tutarı ve taahhüt koşulunu yerine getirdiği hususunun İçişleri Bakanlığına bildirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava konusu Genelge eki Kılavuz hükmünün getiriliş amacı, üç farklı kriter (resmi senet/satış vaadi sözleşmesi, dekont, değerleme raporu) üzerinden yatırımı tespit ederek değerin birbiriyle tutarlı olup olmadığının denetlenmesi, sahteciliğin, usulsüzlüğün ve/veya vergi kaçırmanın önlenmesi ise de, olayda sahtecilik ve/veya vergi kaçırma gibi durumların söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın, 2019 yılında satış vaadi sözleşmesiyle ön alımı gerçekleştirilen taşınmazın, resmi senetle satın alındığı 2021 yılına kadar Dolar kurundaki yükseliş nedeniyle, farklı tarihlerde TL olarak yapılan ödemelerin Dolar kuruna çevrildiğinde değerinde Dolar cinsinden azalma meydana gelmesinden kaynaklandığı görülmekte olup, natamam şekilde iken satın alınan taşınmazın inşaatının tamamlanmasına kadar geçen sürede ekonomik koşullara bağlı olarak kur farklılıklarından kaynaklanan olumsuzluğun davacıya yükletilemeyeceği, zira davacı tarafından satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı tarihte geçerli Dolar kuru üzerinden mevzuatın aradığı 250.000 Amerikan Doları yatırım şartının sağlandığı, inşaatın belirli bir süreyi gerektirdiği de dikkate alındığında, resmi satışın gerçekleştiği ve davalı idareye başvurunun yapıldığı tarihe kadar geçen sürede her kur artışında yeniden yatırım yapmasının davacıdan beklenmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hakkaniyete uygun bulunmadığı, esasen, dava konusu Genelge kuralında da bu hususun gözetilmesi nedeniyle "veya" ibaresinin kullanıldığı açıktır. Bu durumda, davacının Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında uygunluk belgesi düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleme yaptığı itirazın, resmi senet bedelinin 250.000,00 Amerikan Dolarının altında kaldığından bahisle reddi yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/05/2019 tarih ve 2019/5 (1779) sayılı, "Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında" konulu Genelgesi'nin eki Kılavuzda yer alan "D- DEĞER TESPİTİ" başlıklı başlıklı bölümünün ilk iki paragrafı ve "1-Kur" başlıklı kısmının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında uygunluk belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme yapılan itirazın reddi yolundaki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü III. (İzmir) Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan ... TL'nin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.