9. Ceza Dairesi 2021/14859 E. 2023/2529 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2021/14859 E. 2023/2529 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2021/14859 Esas 2023/2529 Karar 27.04.2023
9. Ceza Dairesi 2021/14859 E.,  2023/2529 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Tebliğnamede Bakanlık vekilinin de temyiz isteminde bulunduğuna ilişkin görüş varsa da dosya içeriğinden Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin olmadığı anlaşılmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, çocuğa yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin bu suç yönünden hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirleri özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirleri özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.08.2020 tarihli ve 14-2016/172008 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Atılı suçlamaların doğru olmadığına ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan, olmadığı taktirde üst sınıra yakın oranda ceza tayin edilmesine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda; "sanık ... ile 16 yaşını tamamlamış mağdure ... ... arasında duygusal bir birliktelik bulunduğu, Manisa ilinde ailesiyle yaşayan mağdurenin mart ayı sonlarında sanık ile anlaşarak evi terkedip Tarsus'a sanığın ablasının ikametine geldiği, mağdurenin burada sanık ile birden fazla kez kendi isteği ve rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın yanında kalan mağdurenin durumdan sıkıldığı için evden ayrılmak istediği ancak sanıktan çekindiğinden bunu açıkca söyleyemeyip kuzeni ... ... vasıtasıyla annesi müşteki ... ...'den yardım istediği, müştekinin de Tarsus'a gelerek durumu polis merkezine bildirdiği ve sanığın kaldığı ikamette bulunan mağdurenin herhangi bir zorlukla karşılaşılmadan alınıp müştekiye teslim edildiği, mağdurenin ve müştekinin eylemleri nedeniyle sanıktan şikâyetçi olduğu, sanığın böylece kanuni temsilcisinin bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu, ailesini ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suretiyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuyla reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediği, müşteki ve mağdur beyanları, sanık savunması, olay tutanakları, tanık anlatımları ile sübut bulmuş, sanık reşit olmayan ile rızaen cinsel ilişki suçundan eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 104/1 maddesi uyarınca cezalandırılmış, temel ceza tayininde suç kastının fazlalığı, mağdurenin yaşı, meydana gelen zarar, eylemin ... duygusu telkini sonucu mağdurun Manisa ilinden gelmeye ikna edilmek suretiyle birden fazla kez işlenmesi nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın suça meyilli kişiliği nazara alınarak hakkında takdiren TCK 62. maddesi uygulanmamıştır. Sanık evi terk eden çocuğu ailesi ve yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan ise eylemine uyan TCK 234/3 maddesi uyarınca cezalandırılmış, temel ceza tayininde suç kastının fazlalığı, mağdurun yaşı ve meydana gelen zarar ve eylemin ... duygusu telkini sonucu mağdurun Manisa ilinden gelmeye ikna edilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması nedenleriyle takdiren alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın suça meyilli kişiliği nazara alınarak hakkında takdiren TCK 62. maddesi uygulanmamıştır. Sanığın sabıkalı oluşu, hakkında tekerür hükümlerinin uygulanması, suça meyilli kişiliği nazara alındığında bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde vicdani kanaat oluşmadığından sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezası ile tedbirlerden birine çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/217 esas sayılı dava dosyasında hırsızlık suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırıldığı ve 27/01/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın ise 14/04/2015 tarihinde mahkememizden yargılanmakta olduğu suçu işlediği, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün infazının şart olmadığı, kesinleşmesinin yeterli olduğu kaldı ki önceki hükmün infaz edildiğinin kabul edildiği 08/10/2013 tarihinden itibaren 3 yıllık yasal süre içerisinde de sanığın mahkememizdeki suçu işlediği anlaşıldığından sanık mükerrir kabul edilmekle sanık hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6/7 maddeleri uyarınca mükerrirleri özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Her ne kadar Tebliğnamede Bakanlık vekilinin de temyiz talebinde bulunduğuna ilişkin görüş varsa da dosya içeriğinden Bakanlık vekilinin yargılama sürecinde bulunmadığı ve temyiz isteminin de olmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesi sanık ile katılan mağdure vekilinin talepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun anne ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, çocuğa yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanığın Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın farklı zamanlarda mağdure ile birden fazla cinsel ilişkiye girdiği kabul edilmesine rağmen hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle sonuç cezanın eksik tayini nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın