9. Ceza Dairesi 2012/8300 E. 2013/4335 K. — Yargıtay Kararı
9. Ceza Dairesi 2012/8300 Esas 2013/4335 Karar 12.03.2013
9. Ceza Dairesi 2012/8300 E., 2013/4335 K.
İtiraz eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz yazısının tarihi : 15.08.2012 İtiraz edilen daire kararı : 12.06.2012 tarih ve 2011/11685 - 2012/7594 sayılı bozma kararı İtirazla ilgili mahkeme kararı : Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2008 tarih, 2008/822 - 2008/1173 sayılı kararı İtirazla ilgili hüküm : TCK'nın 151/1 ve 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet İtiraza konu olan sanık : ... Suç : Mala zarar verme
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce “müşteki ...'ın sanığın kayınpederi olduğunun beyan edilmesi ve dosyada mevcut nüfus kayıtları karşısında; TCK'nın 167/1. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.08.2012 tarihli itiraz dilekçesinde; “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/4. maddesi "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" hükmünü içermektedir. Halen yürürlükte olan CMUK'nın 322. maddesi Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek halleri saymıştır.
TCK'nın 167/1. maddesi de, bu madde de yazılı kişilere karşı işlenen yağma ve nitelikli yağma hariç onuncu bölümde yer alan suçlarda, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunamayacağını belirtmiştir. Olayımızda; dosya içerisinde bulunan nüfus kaydına ve anlatımlara göre sanık ...'nın kayınpederi müşteki ...'a karşı zarar verme eyleminde Yüksek Dairece belirlenen bozma nedenine Başsavcılığımızın bir itirazı bulunmamaktadır. Ancak bu bozma nedenin yeniden yargılama yapılmadan Yargıtayca düzeltilebilecek bir hal olduğu değerlendirildiği için bozma kararının yeniden incelenmesi istemek gerekmiştir. CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının mahkumiyete ilişkin bölümünün "Sanık hakkında kayınpederine karşı işlediği mala zarar verme eyleminde TCK'nın 167/1. ve CMK'nın 223/4-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına" şeklinde düzeltilmek suretiyle, bozma kararı yerine düzeltilerek onama kararı verilmesi gerektiğini” ileri sürerek Dairemiz kararına karşı itirazda bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, bozma sebebinin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirecek bir kanuna muhalefet keyfiyeti mi, yoksa CMUK'nın 322/1. maddesi kapsamında bozmayla birlikte Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hallerden mi olduğuna ilişkindir. İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde; Dairemiz bozma kararının, hükmün her yönüyle incelenmesi sonucunda verilmiş olması, bozma gerekçesinin niteliğine göre; kanuna muhalefetin giderilebilmesi için CMUK'nın 322. maddesinin ikinci fıkrasında işaret edilen yeni bir tetkik ve hükme ihtiyaç bulunmaması, TCK'nın 167/1. maddesindeki düzenlemenin emredici niteliği de nazara alınarak, bozmanın CMUK'nın 322/1. maddesi kapsamında Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmış ve itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: 1-) Dairemizin itiraz edilen bozma kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, 2-) Sanık hakkındaki hükme ilişkin temyizin incelenmesinde; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Müşteki ...'ın sanığın kayınpederi olduğunun beyan edilmesi ve dosyada mevcut nüfus kayıtları karşısında; TCK'nın 167/1. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından mahkumiyete ve yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesine ilişkin kısımlar çıkartılarak yerine sanığın atılı suçu üstsoy derecesinde kayın hısımlarından olan kayınpederine karşı işlemiş olması nedeniyle TCK'nın 167/1-b ve CMK'nın 223/4-b maddeleri uyarınca hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” ve “yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.