9. Ceza Dairesi 2012/8277 E. 2013/4589 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2012/8277 E. 2013/4589 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2012/8277 Esas 2013/4589 Karar 26.03.2013
9. Ceza Dairesi 2012/8277 E.,  2013/4589 K.

İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 09.05.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 26.03.2012 tarih ve 2010/17003 – 2012/3893 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2009 tarih, 2009/92-2009/146 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 32/1. ve CMK'nın 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, TCK'nın 57/1-2-3-4-5. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına
İtiraza Konu Olan Sanık : ...
Suç : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sonrasında, Dairemizin 26.03.2012 tarih ve 2010/17003 – 2012/3893 sayılı kararı ile;

“Sanık ve katılanın kimliğinin tespit edildiği ve sanığın savunmasının alındığı 15.04.2009 tarihli duruşma tutanağının ilk sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi, ” hususu kanuna aykırı görülerek anılan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 09.05.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;

“Sözlü yargılama ilkesinin geçerli olduğu ceza hukuku sistemimizde duruşmada yapılan işlemler tutanağa geçirilip, ilgilerince imzalanmaktadır. Duruşma tutanakları, sahteciliği kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğundan, imza ile amaçlanan belgenin güvenirliğinde kuşku ve duraksamaya yol açılmamasıdır.

5271 sayılı CMK'nın 219. maddesinde yer alan düzenleme, 1412 sayılı CMUK'nın 264. maddesinin sadeleştirilmiş şekilde maddeye alınması olup "Duruşma için tutunak düzenlenir. Tutanak mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanır" şeklindeki düzenleme ile de belgelerin geçerliliği öngörülmüştür.

İmza eksiği olan 15.04.2009 tarihli duruşma tutanağı iki sayfadan ibaret olup, her sayfası hakim tarafından imzalanmış, tutunağın ilk sayfası ilgili katip tarafından imzalanmamış, ancak tutanağın bitimine ilişkin son sayfa katipçe imzalanmıştır.

Yukarıda açıklamalar ve mevcut imzalar karşısında düzenlenen tutanağın sıhhatini etkileyen, bu hususta kuşku ve duraksama doğuracak bir hal söz konusu değildir. Kaldı ki temyiz dilekçesinde bu hususta bir itirazda söz konusu değildir.

Usul hukukuna egemen olan yargılamanın en kısa zaman ve en az giderle bitirilmesi ilkesi uyarınca esasa etkili olmayan bu bozma ilamı uyarınca yeniden yapılacak yargılamada yerel mahkemenin imza eksiğini tamamlamaktan başka işlem tesis etmesi de olanaklı değildir.

Yüksek Yargıtay'ın birçok ceza dairesi aynı doğrultuda imza eksiğini bozma nedeni olarak görmemektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca,

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.03.2012 tarih 2010/17003 esas, 2012/3893 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASI ve Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesi 20.05.2009 tarih, 2009/92 esas, 2009/146 sayılı kararının ONANMASI” istemiyle Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, imza eksikliği nedeni ile oluşan kanuna aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte bir kanuna aykırılık olarak kabul edilip edilmemesi gerektiğine ilişkindir.

İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;

Dairemizin 05.11.2012 tarihli yazısı ile, “sanığın sorgusunun yapıldığı ve katılan ile tanığın beyanlarının alındığı 15.04.2009 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında 71275 sicil nolu zabıt katibinin imzası bulunmadığı gibi bu sayfanın elektronik olarak da imzalanmadığı” belirtilip, bu eksikliğin aynı katip tarafından hakim huzurunda giderilerek, buna dair düzenlenecek tutanakla birlikte iade edilmesi istenilmiş,

“15.04.2009 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında katibe ait imza eksikliğinin giderildiğine” dair Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli tutanağı ve ekindeki duruşma zaptı da nazara alındığında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:

1- Dairemizin itiraz edilen bozma kararının kaldırılmasına,
2- Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin incelemede;

TCK'nın 32/1 ve 57/1. maddeleri uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığın, CMK'nın 325. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın