9. Ceza Dairesi 2012/8261 E. 2013/4331 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2012/8261 E. 2013/4331 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2012/8261 Esas 2013/4331 Karar 12.03.2013
9. Ceza Dairesi 2012/8261 E.,  2013/4331 K.

İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 16.04.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 16.02.2012 tarih ve 2010/4086 - 2012/2034 sayılı onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Görele Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2007 tarih, 2005/270-2007/194 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- TCK'nın 152/1-a ve 53. maddeleri
uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 125/3(a)-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Mala zarar verme, hakaret

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi:
Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükümleri sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce anılan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.04.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
“Sanığın yargılandığı suçu işlediği tarih olan 25.11.2005 tarihinden sonra alınan 06.12.2005 tarihli sabıka kaydında, Görele Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2002 tarihli ve 2002/51-104 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522, 59, 647 sayılı Kanunun 4, 5 ve 2253 sayılı Kanunun 12/2, 38. maddeleri uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen 1.090.520.000 TL ağır para cezasının ertelenmesine karar verildiği, 2253 sayılı Kanunun 38. maddesi uyarınca ertelenen ceza ile ilgili olarak aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca deneme devresine ilişkin bir süre belirlenmediği ve anılan kararın 05.10.2004 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olduğundan bahisle Yüksek Dairece onanmıştır. Oysa ki sanığın sabıka kaydındaki hüküm 05.10.2004 tarihinde kesinleşmiş, hükmedilen cezanın ise sanığın yaşı nedeniyle 2253 sayılı Kanunun 38. maddesi uyarınca deneme devresine karar verilmeden ertelendiğinin anlaşılması karşısında, bu husus sanığın lehine yorumlanarak aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca 1 yıl olarak kabul edildiğinde, ikinci suçun işlendiği 25.11.2005 tarihine kadar deneme devresi gerçekleşmiş olup sabıka kaydındaki mahkumiyetin vaki olmamış sayılması gerekmektedir. Daha açık bir ifade ile sanık ikinci suçu işledikten sonra yargılama aşamasında sabıkasızdır ve CMK'nın 231. maddesinin değerlendirilmesi bağlamında objektif koşul gerçekleşmiş sayılmalıdır.
Bu durumda 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin yapılabilmesi için Görele Asliye Ceza Mahkemesinin anılan mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiği belirtilerek” Dairemiz onama kararına karşı itirazda bulunulmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetin, hakkında 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesine engel bir mahkumiyet olup olmadığına ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Sanığın sabıka kaydındaki hüküm 05.10.2004 tarihinde kesinleşmiş, hükmedilen cezanın ise sanığın yaşı nedeniyle 2253 sayılı Kanunun 38. maddesi uyarınca deneme devresine karar verilmeden ertelendiğinin anlaşılması karşısında, bu husus sanığın lehine yorumlanarak aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca 1 yıl olarak kabul edildiğinde, ikinci suçun işlendiği 25.11.2005 tarihine kadar deneme devresi gerçekleşmiş olup sabıka kaydındaki mahkumiyetin vaki olmamış sayılması gerekeceği anlaşılmakla, anılan mahkumiyetin sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına objektif koşul anlamında yasal engel oluşturmayacağı, ancak subjektif koşul anlamında mahkemece değerlendirilmesinde de bir engel bulunmadığı gözetildiğinde yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen onama kararının kaldırılmasına,
2- Sanık müdafiinin temyizine gelince;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın