9. Ceza Dairesi 2012/7907 E. 2013/128 K. — Yargıtay Kararı
9. Ceza Dairesi 2012/7907 Esas 2013/128 Karar 08.01.2013
9. Ceza Dairesi 2012/7907 E., 2013/128 K.
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Anayasayı ihlal, kasten adam öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün yöneticisi olma, Türk milletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama, patlayıcı madde bulundurma ve atma, tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, hırsızlık, yağma, resmi belgede sahtecilik,görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, 1402 sayılı Kanuna muhalefet, izinsiz pankart asma Hüküm: 1- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi delaletiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca davanın düşürülmesine 2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; Yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 102/3-4, 104/2, CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı davaların düşürülmesine 4-Sanık ... hakkında anayasayı ihlal suçundan; Beraat 5- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 146/1, 59, 31, 33, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6- Sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 146/1, 55/1, 59, 33, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet 7- Sanıklar ... ile ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 146/1, 59, 31, 33, 40, 3419 sayılı Kanunun geçici B/b. maddesi uyarınca mahkmuiyet 8- Sanıklar ... ile ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında verilen kararların niteliği itibariyle koşulları bulunmadığından, sanıklar ... ve ... hakkında ise süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Usulüne uygun tebligata rağmen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... müdafilerinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmedikleri anlaşıldığından, tüm sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: 1- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede; a- Sanık ... yönünden; Ceza Genel Kurulunun 10.05.2005 tarih ve 2005/52-45 sayılı kararında da belirtildiği gibi temyiz incelemesinin yapılabilmesi için gerekli koşullardan biri de taleptir.
Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan “davasız yargılama olmaz” ilkesi gereğince temyiz davası kurumunda da bir talebin bulunması gerekir. Diğer yandan; sanık ile müdafiinin ilişkisi diğer ceza muhakemesi işlemlerine göre CMK’nın 261. maddesinde düzenlenen avukatın kanun yollarına başvurma hakkı bakımından ayrı bir özellik göstermektedir. Zira, müdafi sanığın açık arzusuna aykırı biçimde kanun yoluna başvuramayacaktır. Somut olayda hüküm tarihinde öldüğü ve bir temyiz talebinde bulunamayacağı anlaşılan sanık hakkındaki hükme yönelik olarak müdafiinin temyiz kanun yoluna başvuramayacağı anlaşıldığından; b- Sanık ... yönünden; Sanık müdafiinin hükmün gerekçesine yönelik olmayan temyizde hukuki yararı bulunmadığından; c- Sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise; Sanıklar hakkında önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar niteliği itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin incelemede; Sanıklar hakkında suç tarihi ile karar tarihi arasında zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine ilişkin verilen kararlar usul ve kanuna uygun olduğundan, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 tarih, 2006/295-322 sayılı kararında da belirtildiği gibi; bir kısım sanıklara atılı ve zamanaşımı bakımından 5237 sayılı TCK’ya göre lehe sonuç doğuran 765 sayılı TCK’nın 146/1 maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni zorla ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunda suç tarihi bu suça vücut veren eylemlerin işlendiği tarih olacağı, yine Ceza Genel Kurulunun 28.09.2004 tarih, 2004/143-175 sayılı kararında açıkça vurgulandığı gibi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesi ile suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 117. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 72/2. maddesi hükmü uyarınca, gerçekleşen dava zamanaşımının yargı organları tarafından re’sen uygulanacağı, bu hususta sanığın bir istemine gerek bulunmadığı, öte yandan 1412 sayılı CMUK'nın halen yürürlükte olan 322. maddesinin 1. bendi gereğince, Yargıtay zamanaşımını tespit ettiğinde davanın esasına hükmedeceği ve zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar vermesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ile ...’a atılı kasten adam öldürme suçu ile diğer sanıklara atılı Anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya kalkışma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 450/4, 146/1. maddelerinde öngörülen cezaların süreleri itibariyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan anılan Kanunun 102/1. maddesinde belirlenen asli zamanaşımı süresinin yirmi yıl olduğu ve aynı maddenin son fıkrasında belirtilen istisna kapsamında kalmadığı, aynı Kanunun 104/2. maddesinde öngörülen eklentili zamanaşımı süresinin ise otuz yıl olduğu ve sanıkların sorumlu tutuldukları Anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna vücut veren ve suçun 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesini gerekli kılan eylemler ile adam öldürme eylemlerinin gerçekleştiği tarihlerden itibaren başlayan otuz yıllık dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibariyle dolduğu anlaşıldığından hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanıklar hakkında açılan davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.