9. Ceza Dairesi 2010/9657 E. 2010/11417 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2010/9657 E. 2010/11417 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2010/9657 Esas 2010/11417 Karar 04.11.2010
9. Ceza Dairesi 2010/9657 E.,  2010/11417 K.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Silahlı terör örgütü üyesi olma, Silahlı terör örgütüne yardım, Yağma, Terör örgütünün propagandasını yapma
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/3,220/7. maddesi yollamasıyla 314/2, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri gereğince mahkumiyet,
2 -Sanık ... hakkında;
a) 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince müebbet hapis cezasıyla mahkumiyet,
b) 5237 sayılı TCK'nın 314/3, 220/7. maddeleri yollamasıyla 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri gereğince mahkumiyet,
c) 5237 sayılı TCK'nın 149/1-f-g, 35, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri gereğince mahkumiyet (3 kez),
d) 3713 sayılı Kanunun 7/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet,

Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım, sanık ... hakkında yağma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelenmesinde;
5237 sayılı TCK' nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt üyeliğinden mahkumiyetine karar verilen sanık ... ve örgütün faaliyeti çerçevesinde yağma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... haklarında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan suçlardan kurulan hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve silahlı terör örgütünün üyesi olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. 31.03.2008 tarihli iddianamenin anlatım kısmında TCK'nın 302/1. maddesinde tanımlanan suçtan sanık hakkında dava açılmadığı gözetilmeden sübutu kabul edilerek suç vasfı buna göre belirlenmek suretiyle anılan madde uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de, 5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinde tanımlanan suç, Devletin güvenliğine, toprak bütünlüğüne, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlerin kurucularını, yöneticilerini ve üyelerini cezalandırmaya yönelik hazırlık hareketlerini suç sayan ve yaptırıma bağlayan özel bir suç tipi olup, amaç suç işlendiğinde, fail geçitli suçlardaki özellik nedeniyle amaç suç ile amaç suça yönelik olarak gerçekleştirilmiş bulunan araç suçlardan ilgili hükümlere göre cezalandırılacak, ancak örgütün kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmaktan ceza verilmeyecektir.
Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığı kabul edilen sanığın 5237 sayılı TCK’nın 302/1. maddesi ile mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında anılan maddenin ikinci fıkrasındaki “bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur” şeklindeki atfın aynı Kanunun 314/2. maddesinde tanımlanan silahlı örgüt üyeliği suçunu kapsamadığı gözetilmeden hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan re'sen de temyize tabi olan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/11/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ:

04.11.2010 günü verilen iş bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...’un huzurunda, duruşmada sanık ...’in savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile Av. ... ...’nun yokluklarında 10.11.2010 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın