8. Hukuk Dairesi 2024/1566 E. 2025/5509 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2024/1566 E. 2025/5509 K. — Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2024/1566 Esas 2025/5509 Karar 10.09.2025
8. Hukuk Dairesi 2024/1566 E.,  2025/5509 K.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/540 E., 2023/2984 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/734 E., 2021/449 K.

Taraflar arasındaki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Belediyesi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu ... ili ... ilçesi 233 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazı 20 yılı aşkın kullanmakta olduğunu, taşınmazın net sınırlarını ve yüzölçümünü haricen araştırdığında, kullandığı alan dışında bir durumla karşılaştığını ve mutasarrıf olduğu bir kısım toprakların kendi adına kadastro tespitinin yapılmadığını, kaydi alan ile kullandığı alanın birbirinden farklı olduğunu, tespit dışı yerin kimin adına olduğunu araştırarak bu yerin kayıt ve tespit dışı yer olduğunu, kayıt dışı bırakılmasının hiçbir nedeni olmadığını, ne devletin olması gerektiği bir arazi, ne de üçüncü bir şahsa ait olmadığını, bu nedenlerle davacı adına kayıtlı 233 parselle sınır olan ve kayıt dışı bırakılan ve 20 yılı aşkın mutasarrıf olduğu yerin 233 parsele eklenerek tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili davanın seyri esnasında sunmuş olduğu 18.06.2014 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu ... 233 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 6500 m² olduğunu, 01.11.1969 tarihinde tapuya tescil edildiğini, ilk maliki olan ...'ye taşınmazın herhangi bir belge esas alınarak yapılan bir tescil olmadığını, senetsiz tescil edildiğini, ilk malik ile davacının adına senetsizden tescil edilen taşınmazların miktarının Mahkemece araştırılması gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazı 07.08.1989 tarihinde tapu kaydına istinaden satın aldığını, tapu kaydında satın aldığı miktarın belli ve sabit iken, daha sonra eklemeli zilyetlik ileri sürerek hak talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili davanın seyri esnasında sunmuş olduğu 14.07.2015 tarihli beyan dilekçesinde; kayıt dışı bırakılan taşınmazın 2007 yılında yapılan revizyon imar planında okul alanı olarak ayrıldığının görüldüğünü, davacı yanın dava konusu taşınmazı satın aldığını belirttiği tarih ile imar planına işlendiği tarih karşılaştırıldığında olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığını, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında imar planı tarihinin dikkate alınması gerektiğini, davanın reddini,taşınmazın ... Belediye adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davacının davasının ve davalı ... Belediyesinin tescil talebinin reddine, fen raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 8.333,39 m² taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ile davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin 01.06.1988 tarihli Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce başladığını, müvekkil davalı taşınmazı malik sıfatıyla 20 yıldır kullandığını, bu durumun tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, taşınmazın çevresinde hiç orman olmadığını ve çevresinin imar parselleri ve evlerden oluşmakta olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2007 yılında revizyon imar planında değişikliğe gittiğini, olağanüstü zaman aşımı süresinin dolmadığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil Belediyenin imar planları incelendiğinde görüleceği üzere söz konusu parselin bir bölümünün de Belediye hizmet alanı olarakta ayrıldığını, taşınmazın müvekkil ... Belediye Başkanlığına tescilini talep ettiklerini belirterek davacının davasının reddi ile taşınmazın müvekkil Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K., 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği, kalan fıkralarının da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı davaya konu 233 tapulu parsele bitişik bilirkişi krokisinde (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların 1953 tarihli hava fotoğrafında kapalı olduğu ve taşınmazın orman niteliğinde olduğu, sonradan orman örtüsünün yok edildiği, dava konu taşınmazın 1969 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında kadastro paftasına göre orman niteliğinde olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğu, evveliyatı orman olan yerlerden sonradan orman örtüsü yok edilse bile zilyetlikte yer iktisabının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, (B)-(C) harfli kısımların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, (A) harfli kısım tescil harici olduğu anlaşılmakla bu kısmın orman vasfı ile tesciline dair İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı ile davalı ... Belediyesi vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ile davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ile davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ile davalı ... Belediyesi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenler davacı ... ve davalı ...'ndan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın