8. Hukuk Dairesi 2017/8006 E. 2018/403 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2017/8006 E. 2018/403 K. — Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2017/8006 Esas 2018/403 Karar 15.01.2018
8. Hukuk Dairesi 2017/8006 E.,  2018/403 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2012/446 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında verilen ara karar gereğince 421 parselde hissedar olan ve nüfus bilgileri belli olmayan ... ve ...’e dava boyunca haklarını temsil edecek kayyım tayini gerektiğini belirterek 4721 sayılı Medeni Kanun'un 427. maddesi gereğince kayyım atanmasını istemiş; mahkemece, davanın kabulüne ... ve ...’in dava boyunca haklarını temsil edebilmesi için T.M.K’nun 426.maddesi gereğince ... Defterdarının kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, kayyım vekili tarafından yönetim kayyımı yerine temsil kayyımı atandığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkin olup, anılan Kanunun 1. maddesinde amaç, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde ... menfaatinin korunmasını sağlamak üzere, mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek şeklinde açıklanmış; 2. maddesinde ise, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamının bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştıracağı, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı olarak tayin edileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dilekçesinde nerede olduğu, yaşayıp yaşamadığı ve mirasçısı olup olmadığı belirlenemeyen maliklerin hak ve menfaatlerinin korunması bakımından 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 4721 sayılı Medeni Kanun'un 427. maddesi gereğince taşınmaz malın kayyım marifeti ile idaresinin sağlanabilmesi için yönetim kayyımı atanması istenmesine rağmen malikler adına temsil kayyımı atanmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.01.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI
Dava, temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.
Davacı tarafından derdest olan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan ortaklığın giderilmesine dair 2012/446 Esas sayılı dava dosyasında, dava konusu edilen parsel maliklerinin kim olduklarının ve nerede olduklarının tesbit edilememesi nedeniyle temsil kayyımı atanması istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizce talebin 3561 sayılı Kanunun ikinci maddesi ve 4721 sayılı TMK'nun 427 maddesi gereğince taşınmaz malın kayyım marifetiyle idaresinin sağlanabilmesi için yönetim kayyımı atanması istenmesine rağmen temsil kayyımı atanmasına karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Temsil kayyımlığını gerektiren haller Türk Medeni Kanununun 426. maddesinde 3 bent halinde düzenlenmiştir. Konumuzu ilgilendiren 1. bentte ergin birkişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeble ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek bir durumda değilse, vesayet makamı ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar.
Yargıtay uygulamalarında ve öğretide kabul edildiği üzere; temsil kayyımlığı, kişinin temsili ile ilgilidir. Ergin kişi hastalığı, bulunduğu yerin bilinmemesi, uzun süreden beri haber alınamaması ( ki, kanunda bu durum başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebep olarak ifade edilmiştir.) nedeniyle acele yapılması gereken hukuki işlemlerini yapamıyor ve bu işlemleri kendi adına yapacak bir yasal temsilci de atayamıyorsa, bu kimse hakkında davayı takip için bir kayyım atanması gerekecektir. Temsil kayyımı adında da anlaşılacağı üzere kişinin temsili için atanmaktadır.
Hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağı ise, Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde 5 bent halinde düzenlenmiştir. Konumuzu ilgilendiren 1. bende göre bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse vesayet makamı tarafından bir yönetim kayyımı atanır.
Yönetim kayyımları, para ve malların bakım ve yönetimiyle ilgili idare işlerini yapmak, malların korunması ile ilgili gerekli kararları ve tedbirleri almak üzere atanırlar ve bu konularda vesayet makamına rapor ve bilgi vermekle yükümlüdürler.
-//-
Görüldüğü gibi, temsil kayyımı kişinin temsili için atandığı halde; yönetim kayyımı, mal, para gibi değerleri yönetmek için atanır.
Yönetim kayyımlığı süreklilik göstermekte ve vesayet makamının denetimi ve gözetimi altında bulunmakta, temsil kayyımı ise temsil etmesi için görevlendirildiği işle sınırlı olarak görevi ifa etmektedir.
Buradan hareketle de temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona ermekte, yönetim kayyımlığı ise kayyımın atanmasını gerektiren sebebin veya kayyımın görevden alınmasıyla sona ermektedir. ( TMK md. 477/1-2) Ayrıca, Vesayet Hukukuna hakim olan ilkelere göre; temsil kayyımı atanabilecek bir halde yönetim kayyımı, yönetim kayyımı atanabilecek bir halde yasal danışman ve yasal danışman atanabilecek halde vasi atanması cihetine gidilemez.
Vesayet hukukundaki düzenlemeler kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakim talep olmasa dahi bu sıralamayı re'sen gözetmek zorundadır. Bu itibarla da temsil kayyımı atanabilecek halde yönetim kayyımı atanamaz.
Bu maddi ve hukuki vakıaların açıklanmasından sonra somut olaya dönüldüğünde; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz maliklerinin kim oldukları ve nerede oldukları bilinmemesi nedeniyle sadece bu davada bu kişileri temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması istenmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır. Esasen bu durumda yönetim kayyımı atanmasına ihtiyaç ve gerek de bulunmamaktadır.
Davacının talebi, görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında kim oldukları ve nerede oldukları belirlenemeyen taşınmaz maliklerini temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması istemidir. Mahkemece, istek gibi temsil kayyımı atanmasında usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır. Hükmün onanması gerekirken, yönetim kayyımı atanması gerektiği belirtilerek bozulmasına dair sayın çoğunluğun değerli görüşüne katılamıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın