8. Hukuk Dairesi 2013/4865 E. 2013/9380 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2013/4865 Esas 2013/9380 Karar 18.06.2013
8. Hukuk Dairesi 2013/4865 E., 2013/9380 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine, ... Oğlu ... ve müşterekleri, dahili davalı kayyım ... Defterdarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 509/569 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... Defterdarlığı/kayyım vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalılar Hazine vekili Avukat ..., ... Defterdarlığı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, ... İlçesi ... Mahallesi 10104 ada 9 parselin tapuda soyisimleri bilinmeyen davalılar ... oğlu ..., ... eşi ..., ... eşi ... ve ... eşi ... adlarına 1/4'er hisseli olarak kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya ait bir gecekondu bulunduğunu, davacının taşınmazı kendisinden önceki zilyetlerin eklemeli zilyetliği ile birlikte davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak yaklaşık 70 seneden beri kullanıldığını, davacının gecekondunun zilyetliğini 16.12.1981 tarihli satış senedi ile bu yeri 50 senedir zilyetliğinde bulunduran ... soyisimli kişilerden satın aldığını, taşınmazın malikinin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamadığını açıklayarak öncelikle TMK’nun 713/2. maddesinde ifadesini bulan “malikinin kim olduğunun bilinmemesi” gerekçesine istinaden, bu gerekçenin kabul edilmemesi halinde yine TMK’nun 713/2. maddesinde ifadesini bulan “malikinin 20 yıl önce vefat etmesi” gerekçesine istinaden dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi, 10104 ada 9 parselin şu an kayıt malikleri adına olan kaydının iptali ile TMK'nun 713/2. maddesinin aradığı anlamda zilyedlikle ilgili tüm koşulları tam olarak yerine getiren davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, tapu kayıtları incelendiğinde 1657 ada 4 parselin kaydının 14.12.2000'de imar sonunda kapatılarak 10104 ada 9, 10, 11 parsellerin oluştuğunu, taşınmazda 21/24 hissenin ... oğlu ..., 1/24 hissesinin ... eşi ..., 1/24 hissesinin ... eşi ... ve 1/24 hissesinin ise ... eşi ... adına kayıtlı olup bu kişiler adına ... .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.2005 tarih ve 2004/673 Esas, 2005/728 sayılı kararı ile TMK’nun 427.maddesi uyarınca ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini ve kayyımın davaya dahil edilmesinin gerektiğini, davanın tapuda malik gözüken kişilerin mirasçılarına açılabileceğini, davacı tarafça tapu maliklerinin ölü oldukları ve haklarında verilmiş gaiplik kararının bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilmediğini, yasanın aradığı zilyetlik şartlarının gerçekleşmediğini, ilgili kanunlar gereğince tapu kütüğünde malikin kim olduğu belli olan davaya konu taşınmaz için tapunun hukuki kıymetini yitirdiğinin düşünülemeyeceğini, zilyetlikle de hak sahibi olunamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı kayyım/defterdar vekili, tapu kaydında maliklerin belli olup sağ veya ölü oldukları veya nerede oldukları belli olmadığından, malikler hakkında gaiplik kararı da bulunmadığından davacıların zilyetliğinden söz edilemeyeceğini, taşınmazda 70 yıllık zilyetlik iddia edilmiş ise de davacının malikler veya mirasçılardan satın veya devredildiğini gösteren belge ibraz edemediklerini, iyi niyetli olmadıklarını, malikleri bildikleri halde kötü niyetle taşınmazı işgal ettiklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Kayıt malikleri ... oğlu ..., ... karısı ..., ... karısı ... ... karısı ... dava dilekçesinde davalı gösterilmişler, adlarına herhangi bir tebligat çıkartılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile ... İlçesi, ...y ( ... Mah.) 10104 ada, 9 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile dahili davalı kayyım/defterdar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1954 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 1657 ada 4 parsel, 25 Teşrinisani 324 tarih 175 sıra numaralı tapu kaydına istinaden 4 ve 22 parsellerin kayden ve fiilen iki parçaya ayrıldıkları da açıklanarak 24 hisse itibariyle 21/24 hisse ... oğlu ..., 1/24 hisse ... eşi ..., 1/24 hisse ... eşi ... ve 1/24 hissesinin ise ... eşi ... adına 29.6.1954 tarihinde tesbit edilmiş, tutanak 4.5.1955 tarihinde kesinleşmiştir. 14.12.2000 tarihinde yapılan imar uygulaması sonunda 10104 ada 9, 10, 11 parseller oluşmuştur. Bunlardan 10104 ada 9 parsel, 64.29 m2 miktarında arsa vasfında aynı paylarla aynı malikler adına tapuya tescil edilmiş, dava tarihine kadar tapuda herhangi bir intikal yapılmamıştır. Parsele ait tapu kaydının beyanlar hanesinde “bina ...’e aittir” şerhi bulunmaktadır. Dayanak 25 Teşrinisani 324 tarih 175 sıra numaralı tapu kaydında “... bir kıta arsa sırf mülk Arzuhalcibaşı ... Efendi bini ... iken bundan iki sene evvel vefatı ile veraseti bir nefer mahdumuna, 3 nefer zevcesine insen intikalinden 24 sehim tertibi ile 21 sehmine mahdumu ... Bey ve birerden üç sehimi zevceleri ... ve ... ve ... Hanımlara” ait olduğu yazılıdır. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK.nun 713/2. fıkrasında yer alan “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” mümkün olmadığı takdirde “maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 2.fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece kayıt maliklerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.4.2005 tarih 2004/673 Esas 2005/728 Kararı ile atanan kayyım davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda TMK’nun 713/1 ve 2.maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde kabule karar verilmiştir. Dava TMK.nun 713/2. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi de mümkündür. Çünkü bu tür davalar kamu düzeni ağırlıklı davalar olup, bir bakıma re’sen araştırma ve inceleme ilkesine tabi bulunmaktadırlar. Davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz (HGK'nun 22.02.2012 tarih, 2011/8-763 E. 2012/85 sayılı kararı) TMK.nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkün ise de kayıt malikine kayyım atanmak suretiyle davanın yürütülmesi olanaklı değildir. Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesiyle mümkün olur. HUMK'nun 73. maddesinde; “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde Hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez,” denilmektedir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere taraflar, yöntemine uygun bir biçimde davet edilmedikçe Mahkemece karar verilemez. Aynı durum Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 27. maddesinde de; “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” amir hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede yer alan “hukuki dinlenilme hakkı" tabiriyle 73. maddesindeki durum ifade edilmiştir. Bu hak, Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak iddia ve savunma hakkı olarak da bilinse iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Davacı, dava dilekçesinde TMK.'nun 713/2. maddesinde yer alan ölüm sebebine de dayandığına göre öncelikle kayıt maliklerinin hasımlı (hasım Hazine olmak üzere) veraset belgelerinin alınması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, sağ mirasçıları varsa davanın bu mirasçılara karşı yöneltilmesi, taraf teşkilinin bu suretle sağlanması, bu yolla da taraf teşkili sağlanamadığı takdirde ilanen tebliğ yolunun düşünülmesi, mirasçıları yoksa TMK'nun 501. maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu gözetilerek davaya devam edilmesi, böylece taraf teşkilinin sağlanması, kayıt malikleri veya mirasçılarının davada kayyım vasıtası ile temsil edilemeyeceğinin gözetilmesi, ondan sonra işin esasına girilerek TMK'nun 713/2. maddesindeki olumlu olumsuz koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur. Bu nedenlerle, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ile dahili davalı kayyım/defterdar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 170,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ... Defterdarlığı'na iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.