8. Hukuk Dairesi 2012/13689 E. 2013/14741 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2012/13689 Esas 2013/14741 Karar 11.10.2013
8. Hukuk Dairesi 2012/13689 E., 2013/14741 K.
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Tapusuz taşınmaz tescili
... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.09.2012 gün ve 1065/330 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mevkii ve sınırları özgülenen tahmini 2 dönümlük yerin 40 yılı aşkın süreden beri vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak müvekkiline ait 516 ada 2 nolu parselin sınırında bulunan bu yerin TMK’nun 713/1. maddesi uyarınca, vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ve Belediye Başkanlığı ayrı ayrı zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını ve bu yerin imar planı içerisinde kaldığını açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 25 – 35 yıldan beri imar ve ihya edilmek suretiyle kullanıldığı, ancak, 1990 yılında taşınmazın imar planı kapsamına alındığı, bu tarihe kadar yasada belirtilen kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından dilekçesinde yazılı sebeplerle temyiz edilmiştir.Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; nizalı yere bitişik olan ve davacının paydaş olduğu 516 ada 2 nolu parsele ilişkin çap kaydı getirilmiştir. 340 m2 olarak, kavak bahçesi niteliğiyle, tapu memuru huzurunda 14.05.1986 tarihinde ve 26.08.1991 tarihinde yapılan satışlarla ½ şer palı olarak ... kızı ... ve ... oğlu ... adına tescilli olduğu görülmüştür. Ayrıca, Belediye Başkanlığından imar planıyla ilgili gerekli cevaplar gelmiş dosya içerisinde bulunmaktadır. Mahallinde keşif yapılmış, yerel bilirkişiler ile teknik bilirkişiler ayrı ayrı dinlenmiştir. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir.Uyuşmazlık, kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan sınırları dava dilekçesinde yazılı böyle bir yerin zilyetlik ve imar ihya yoluyla iktisap edilip edilemeyeceği ve ayrıca çap satın alan kişinin bayiinin zilyetlik ve dolayısıyla dava hakkına dayanıp dayanamacağında toplanmaktadır.Kural olarak, çap iktisap eden kişinin mülkiyet hakkı çap kaydı ile sınırlıdır. Bayii olan kişi dava hakkını açıkça devrettiğine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığı ve belge olmadığı sürece bu kural bu şekilde uygulanmaktadır. Dosya içerisinde, özellikle dava dilekçesinde, davacının bayiinin dava hakkını devrettiğine ilişkin herhangi bir beyan ve açıklaması bulunmamaktadır. Öncelikle davanın bu sebeple reddi gerekir.Öte yandan, davacının çap iktisap ettiği tarih dikkate alındığında, imar planının kesinleştiği tarihten önceki zilyetlik ve imar ihyasının hukuken bir önem taşımayacağı kuşkusuzdur. İmar planının kesinleşmesinden sonraki süre içerisinde de, böyle bir yerde zilyetlik ve imar ihya ile mülkiyet kazanılması olanaklı değildir. Hal böyle olunca, davanın reddi açıklanan bu gerekçelerle sonucu itibariyle doğru olmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün bu gerekçelerle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.