8. Ceza Dairesi 2025/6775 E. 2025/8933 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2025/6775 E. 2025/8933 K. — Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2025/6775 Esas 2025/8933 Karar 18.11.2025
8. Ceza Dairesi 2025/6775 E.,  2025/8933 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/705 E., 2025/655 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2023/32 Esas, 2024/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2-4, 53, 63, 54/4, 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/705 Esas, 2025/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve müdafiinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık aleyhine beyanda bulunan ...'un sanık ile birlikte uyuşturucu kullandığına, sanığın bekar evinin uyuşturucu kullanımı için seçildiğine, dinlenen olay tanıklarının tamamının sanık ile birlikte uyuşturucu kullanan arkadaşları olduğuna, tanıkların kendilerini kurtarabilmek için sanık aleyhine beyanda bulunduklarından tanıkların beyanına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretiyle ilgisinin olmadığına, sanık hakkında cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, sanığın müsnet suçu işlemediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; 27.12.2020 tarihinde ...'nın sanık ...'un ikametine geldiği, ikamete girdikten bir sürer sonra sanık ile birlikte dışarıya çıktığı, kolluk kuvvetlerince yapılan müdahale sonucunda ...'nın üzerinde metamfetamin maddesi ele geçtiği, yapılan mülakatta söz konusu uyuşturucu maddeyi sanık ...'dan aldığını beyan ettiği, sanığın adresinde usulüne uygun yapılan aramada benzer nitelikte metamfetamin maddesinin ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, telefon inceleme kayıtları, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dava dosyası kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, dava dosyası kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/705 Esas, 2025/655 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında "... sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin kaldırılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın