8. Ceza Dairesi 2024/1842 E. 2024/4885 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2024/1842 Esas 2024/4885 Karar 05.06.2024
8. Ceza Dairesi 2024/1842 E., 2024/4885 K.
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1996 E., 2022/2019 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2021 tarihli ve 2021/449 Esas, 2021/42449 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B.Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 11 yıl 6 ay hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/1996 Esas, 2022/2019 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, hükümlerin gerekçesiz olduğuna, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, eksik inceleme yapıldığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.08.11.2021 tarihli olay tutanağına göre; sanığın içinde bulunduğu aracın önleme arama kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında durdurulduğu, sanığın şüpheli davranışlar sergilemesi üzerine Cumhuriyet savcısından alınan arama emri doğrultusunda araçta yapılan aramada aracın arka tampon kısmında doğal boşluklara gizlenmiş vaziyette 11 paket esrar ele geçirildiği belirlenmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporuna göre; ele geçen maddelerin esrar içerdiği tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın aracında Cumhuriyet savcısından alınan arama emri doğrultusunda yapılan aramada aracın arka tampon kısımda doğal boşluklara gizlenmiş vaziyette11 paket uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; olay tutanağı, kamara görüntüleri, tanık beyanları, kriminal rapor ile dosya kapsamamına göre, sanık her ne kadar savunmasında aracın kiralık araç olduğunu, aracı bir aylık kiraladığını, uyuşturucu maddelerin araca nasıl konulduğunu bilmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de, uygulama noktasına yakın vaziyette bulunan petrol ofisine ait kamera kayıtlarının incelenmesinde olay saati itibariyle akşam saatlerinde kameranın görüş açısının uzak mesafede olmasından ve ayrıca aydınlatmanın yetersiz olmasından ötürü durdurulan araçların net olarak görülmediği ancak tutanak saati itibariyle yapılan incelemede plakası okunmasa da bir aracın durdurulduğunun anlaşıldığı, araçta bir arama yapılıp yapılmadığı görülemediği, tutanak mümziilerinin duruşmada alınan beyanlarında söz konusu aracı durduklarını, arama kararı sonrası aracı şubeye çektiklerini ve şubede arama yaptıklarını beyan ederek tutanak içeriğini doğruladıkları, ele geçen 11 paketin her birinin üstüne koku alınmasını önlenmek için silikon dökülerek paketlendiği, yine sanık aylık kazancının 3500 TL olarak belirtmesine rağmen 8500 TL araç kiralamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosya kapsamında yer alan araç kira sözleşmesi incelendiğinde her ne kadar sanık bir aylığına aracı kiraladığını belirtmiş ise de aracın 15 günlüğüne kiralandığı, kontrat tarihinin 11.10.2021 olduğu, aracın bu sözleşmeye göre 26.10.2021 de teslim etmesi gerektiği, olay tarihinin ise 07.11.2021 olduğu, sanık savunmalarının dosyada yer alan araç kira sözleşmesi ile uyuşmadığı sonuç olarak ele geçen esrarı sanığın bilmeden araçta taşımasının mümkün olmadığı, sanığın idrarında uyuşturucu madde bulunmadığı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit görülmüş; ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi de dikkate alınarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 1.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/1996 Esas, 2022/2019 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.