8. Ceza Dairesi 2024/13727 E. 2024/9224 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/13727 E. 2024/9224 K. — Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/13727 Esas 2024/9224 Karar 02.12.2024
8. Ceza Dairesi 2024/13727 E.,  2024/9224 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/147E., 2019/323K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.01.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Silifke(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir.
3.Sanığın denetim sürecinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle, yargılamaya devam edilerek Silifke(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hapis cezasından çevrilmek suretiyle 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Silifke(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı hakkında sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/2744 Esas, 2015/1794 Karar sayılı ilamı ile,
" a)Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b)Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine," karar verilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Yargıtay bozma kararı sonrasında, Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar itiraz edilmeksizin 01.12.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde, aynı neviden yeniden suç işlemesi nedeniyle, hüküm açıklanarak, Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli kararıyla, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 14.03.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 26.11.2013 tarihleri arasındaki ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.12.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 02.02.2016 tarihi arasındaki durma süreleri de eklendikten sonra temyiz inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/323 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın