İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ve parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, suça konu eşyaların müsaderesine, sahte banknotların Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/2625 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; Sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, arama ve elkoyma işlemlerinin usule aykırı olarak yapıldığına, suça konu paraların iğfal kabiliyeti olmadığına, atılı suçun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'ün temyiz isteği; Arama kararının hukuka açıkça aykırı olduğuna, suça konu paraların iğfal kabiliyetleri bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri; Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, hakim kararı olmaksızın savcının yazılı emri ile yapıldığına, arama emrinde bulunmayan 9 nolu işyerinde arama yapıldığına, suça konu paraların iğfal kabiliyetinin bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, eksik araştırma ile karar
verildiğine, hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, hukuka aykırı arama kararı ile elde edilen sahte paraların 275.000.000 Dolar olmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, müsadere edilmeyen matbaa makinesinin diğer sanık ...'ya iade edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; İstinaf mahkeme ilamının gerekçesiz olduğuna, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, arama kararının hukuka aykırı olması nedeniyle arama kararı neticesinde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, suça konu paraların iğfal kabiliyetleri bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, üst sınırdan ceza tayininin orantısız olduğuna, müsadere edilen ve edilmeyen eşyalar hakkında hata yapıldığına, suça konu sahte paraların değerinin 275.000.000 Dolar olmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan ceza tayini gerektiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; Hukuka aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, istinaf ilamının gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, arama kararının hukuka aykırı olduğuna, elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, ele geçirilen paraların iğfal kabiliyeti olmadığına, parada sahtecilik suçunun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Kanun'un 278 inci maddesindeki suçu oluşturabileceğine, aksinin kabulü halinde ise sanığın, yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, diğer sanıklarla aynı cezaya mahkum edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para basmak ve tedavüle koymak amacıyla örgüt kurdukları ve sanık ...'nın liderliğinde, diğer sanıkların sahte paralar üretmek suretiyle parada sahtecilik suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. T.C. Merkez Bankası İstanbul Şubesinin 03.09.2019 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporuna göre toplamda 431.000 Doların sahte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Temyizin kapsamına göre, A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; "...Mimsan sanayi sitesinde sahte para üretimi için yer oluşturdukları, bu yerde yaklaşık 435.000 Dolar kesilmiş vaziyette tespit edilen sahte paranın basıldığı, yine kesilmemiş vaziyette sahte dolar tabakalarının bulunduğu, bu tabakaların bir kısmının koliler içerisinde Tekstilkent'e taşındığı, buradan da Şişli ve Ayazağa'daki yerlere taşındığı, kesilmiş vaziyetteki sahte paraların 431.000 Dolar'lık kısmının sahte olduğunun Merkez Bankası raporu ile anlaşıldığı, bu sahte para üretme eyleminde,
Sanık ...'nın baştan beri bu amaçla hareket ettiği, bu işin finansmanını sağladığı, bir kısım diğer sanıkları yönlendirdiği ve iş organizasyonunu sağladığı, Sanık ...'ın sahte para üretiminde kullanılan kalıpları hazırladığı, sahte paraların seri numaralarını bastığı, bir kısım diğer sanıklarla görüşme yaparak organizasyonu sağladığı, sahte para basımı için baskı kağıdını temin ettiği, mimsan sanayi sitesindeki No:9'daki yeri kendisini bir şirketin muhasebecisi olarak tanıtarak kiraladığı, Sanık ...'ın...sanayi sitesindeki iş yerinde gözcü olduğu, bu kişinin eski polis amiri olduğu, güvenlik işleri ile ilgilendiği, Sanık ...'in...sanayi sitesindeki bulunan No:7'deki yerde bulunduğu, bu yeri kiraladığı, sahte para basımı için yer temini ve lojistik işini yaptığı, Sanık ...'ın matbaacı olup sahte para basımı yaptığı, Sanık ...'ın sahte para basımı için kullanılan makinelerin kurulum ve bakım işini yaptığı, onarımlarını sağladığı, diğer sanık ...'ya buna ilişkin bilgiler verdiği, Sanık ...'ün sahte para için grafik çizimi yaptığı, buna ilişkin tasarımlarda bulunduğu, bir kısım diğer sanıklar ile görüşme halinde olduğu, Sanık ...'ın sahte para basımında kullanılan boya siparişini verdiği, sahte para grafik çizimini yapan kişiyi bu sanığın bulduğu, sahte para üretiminde kullanılan Esus marka makinenin bu sanığın hesabı üzerinden satın alındığı, sanık ...'dan para alarak sahte para üretimi yapılan tesisi kurduğu, para basımında kullanılan baskı kalıplarını yapıp, makinelerin seçimlerini yaptığı, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin bütünü dikkate alındığında TCK md 39 kapsamında olmadığı, her bir sanığın eyleminin meydana gelen netice bakımından etkili eylemler olup TCK md 37 kapsamında olduğu, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın TCK md 37 kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde sahte para üretmek suretiyle parada sahtecilik suçunu işledikleri anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle sanıkların parada sahtecilik suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince parada sahtecilik suçu açısından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, olay yeri inceleme raporu, Merkez Bankası İstanbul Şubesi Sahte Banknot/ Efektif/ Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu, kriminal raporlar, sanıkların savunmaları, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek parada sahtecilik suçunu işlediklerine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin, sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, suça konu paraların iğfal kabiliyeti olmadığına, atılı suçun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'ün, suça konu paraların iğfal kabiliyetleri bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin, suça konu paraların iğfal kabiliyetinin bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, eksik araştırma ile karar verildiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, istinaf mahkeme ilamının gerekçesiz olduğuna, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, suça konu paraların iğfal kabiliyetleri bulunmadığına, hatalı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağına, müsadere edilen ve edilmeyen eşyalar hakkında hata yapıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, istinaf ilamının gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, ele geçirilen paraların iğfal kabiliyeti olmadığına, parada sahtecilik suçunun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Kanun'un 278 inci maddesindeki suçu oluşturabileceğine, aksinin kabulü halinde ise sanığın, yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, diğer sanıklarla aynı cezaya mahkum edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin ve sanık ...'in lehe hükümlerin uygulanmadığına ve alt sınırdan fazlasıyla uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Dosyada yer alan arama işlemlerine yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama emri ile, yapılan arama işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden sanıklar müdafiilerinin ve sanık ...'in bu husustaki temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/2625 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.