8. Ceza Dairesi 2021/12285 E. 2023/319 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2021/12285 Esas 2023/319 Karar 07.02.2023
8. Ceza Dairesi 2021/12285 E., 2023/319 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarih ve 2018/274 Esas, 2019/1142 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve karara hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararı ile reddedilerek kesinleştiği; hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli kararına hükümlü müdafiince yapılan itirazın Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarih, 2020/167 değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarih ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere; kararın kanun yararına bozma konusu yapılabileceği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.03.2021 tarih ve 2020/6407 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2021 tarih ve KYB-2021/42162 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2021 tarih ve KYB-2021/42162 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın aralarında daha önce husumet bulunan müşteki ile buluştukları, müştekinin rızası ile sanığın bulunduğu araca bindiği ancak darp edilerek araçta alıkonulması şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanık tarafından gerçekleştirilen kasten yaralama fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında basit yaralama niteliğinde olması ve aynı Kanun'un 109/6. maddesi nazara alındığında, kasten yaralama suçunun anılan Kanun'un 109/2. maddesinde düzenlenen suçun "cebir" unsurunu oluşturduğu ve anılan Kanun'un 42. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı, dolayısıyla sanığın sabit kabul edilen eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109/2. maddesinde ifadesini bulan cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu kapsamında kaldığı cihetle, sanığın ayrıca kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Hükümlü ...'nün yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi ”(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. .... (6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. 2. ... ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Hastanesinin 04.01.2018 tarihli raporunda müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahele ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, ... tehlikesinin, duyu kusurunun ve kemik kırığının bulunmadığı bildirilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun’un bileşik suç başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrası “Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla ... fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.” 4. Hükümlünün aralarında daha önce husumet bulunan müşteki ile buluştukları, müştekinin rızası ile hükümlünün bulunduğu araca bindiği ancak darp edilerek araçta alıkonulması şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle hükümlü hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda hükümlünün her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; hükümlü tarafından gerçekleştirilen eylem sebebiyle müştekinin netice sebebiyle ağırlaşmış yaralanmasının bulunmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin altıncı fıkrası nazara alındığında, kasten yaralama suçunun anılan Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun "cebir" unsurunu oluşturduğu
ve anılan Kanun'un 42 nci maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarih ve 2020/167 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.