8. Ceza Dairesi 2017/22806 E. 2018/9676 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2017/22806 E. 2018/9676 K. — Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2017/22806 Esas 2018/9676 Karar 24.09.2018
8. Ceza Dairesi 2017/22806 E.,  2018/9676 K.

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan sanık ... hakkında yapılan kovuşturma sonucunda beraatine dair Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2017 tarihli ve 2017/198 esas, 2017/525 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Kanuni bir zorunluluk olan kovuşturma izni alınmadan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verilmesine yönelik kanun yararına bozma başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-c maddesine tabi olmaksızın aleyhe sonuç doğurabileceği düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'un 124. maddesinde yer alan "Adalet Müfettişliği ve Cumhuriyet Savcılıklarına herhangi bir şikayet yapılır veya bu merciiler, noterin yolsuz bir işleminen haberdar olursa, derhal gerekli soruşturmayı yaparak düzenleyecekleri evrakı Bakanlığa gönderir" ve aynı Kanun'un 153. maddesinde yer alan "Noterlerin görevlerinden ... veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, Başiskele noteri olan sanığın üzerine atılı eylemden dolayı Adalet Bakanlığının izninin alınması gerektiği gözetilmeksizin, yargılama yapılarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.10.2017 gün ve 9983 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2017 gün ve KYB/2017-61002 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Noter olan sanığın görevi sırasında işlediği ileri sürülen eyleminden dolayı 1512 sayılı Noterlik Kanununun 153 ve 154. maddeleri uyarınca kovuşturma izni alınmadan hakkında kamu davası açılması olağan yasa yolu olan temyizde usuli bir bozma nedeni olarak kabul edildiği halde olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozmada, korunması gereken kesin kararın otoritesi nedeniyle bozma nedeni oluşturmaz. Zira bu aykırılık kararın esas ve içeriğine doğrudan doğruya ve tam etkili bir usul hatası değildir.
Diğer taraftan CMK.nun 309/4-c maddesindeki "davanın esasını çözüp de mahkumiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez" hükmü de nazara alınarak;
Ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği ve dava dosyasında olduğu gibi; olayla ilgili tüm deliller toplanıp değerlendirmesi yapıldıktan sonra verilen ve Yargıtay'ca tetkik edilmeksizin kesinleşen beraat hükmüne karşı esasa etkili görülmeyen usul aykırılığı sebebiyle kanun yararına bozma yoluna başvurma imkanı olmadığından, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın