8. Ceza Dairesi 2011/511 E. 2011/6540 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2011/511 Esas 2011/6540 Karar 18.07.2011
8. Ceza Dairesi 2011/511 E., 2011/6540 K.
İhbarname No : KYB-2010/127119
Bilmeden aldığı sahte parayı bilerek tedavüle sürmeye teşebbüs etmek suçundan sanık ... (...) ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/3. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre esas İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilmiş mahkûmiyeti nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanık hakkında özel infaz rejiminin uygulanmasına, kısa süreli hapis cezasının sonucu olarak aynı Kanun'un 53. maddesinin sanık hakkında tatbik edilmesine dair (BULANCAK) Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2007 tarih ve 2006/137 esas, 2007/58 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Nüfus kaydına göre, sanığın "..." olan soyadının gerekçeli karar başlığında "..." olarak yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği düşünülerek yapılan incelemede;
1- Gerekçeli kararda ve hüküm kısmında, sanığın eyleminin bilmeden aldığı sahte parayı bilerek tedavüle sürmek suçuna teşebbüs olarak kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre, cezasından teşebbüs nedeniyle indirim yapılmamış bulunulmasında,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. maddesinde yer alan "mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın anılan maddenin 1. fıkrası (c) bendindeki hakları koşullu salıvermeye kadar kullanamayacağının infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesinde yer alan "mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda gösterilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.5.2010 gün ve 30948 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 3.6.2010 gün ve KYB/2010-127119 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Gerekçeli kararda ve hüküm kısmında, sanığın eyleminin bilmeden aldığı sahte parayı bilerek tedavüle sürmek suçuna teşebbüs olarak kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesine göre teşebbüs nedeni ile indirim yapılmaması,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı Kanunun 58/7. madde ve fıkrası hükmü gereğince mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda gösterilmemesi,
Yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcığılının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 06.03.2007 gün ve 2006/137 esas, 2007/58 sayılı kararının CMUK.nun 309. madde ve fıkrası uyarınca, TCK.nun 58/7 maddesi gözetilerek hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması aleyhe tesir etmemek üzere (BOZULMASINA), mahkemenin kabul ve takdirine göre alt sınırdan ceza tayin olunarak 5237 sayılı TCK.nun 197/3. madde ve fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu suça teşebbüs mümkün değilse de mahkemenin kabulü gözetilerek TCK.nun 35. maddesi uyarınca takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak 22 gün hapis cezesı ile cezalandırılmasına, sabıkalı olması nedeniyle TCK.nun 50/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sair hususların aynen korunmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.