7. Hukuk Dairesi 2022/6640 E. 2023/6433 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2022/6640 E. 2023/6433 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2022/6640 Esas 2023/6433 Karar 20.12.2023
7. Hukuk Dairesi 2022/6640 E.,  2023/6433 K.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1344 Esas, 2022/1120 Karar
KARAR : Süresi içinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/392 E., 2022/196 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince süresi içinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Dava yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın iadesi hususunun düzenlendiği, yasa koyucu tarafından HMK'nın 375 inci maddesinde tahdidi olarak yargılamanın iadesi sebeplerinin düzenlenmiş olduğu, davacı tarafın yargılamasının iadesini talep ettiği dosyanın kesinleşmiş olduğu bu durumda ilgili dosya ile ilgili yargılamanın iadesi yoluna başvurulabileceği, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen sebeplerin HMK'nın 375 inci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

3. Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/392 Esas, 2022/196 Karar sayılı ilamına karşı davacılar vekili 14.04.2022 tarihli olarak UYAP sistemine kaydedilen dilekçesinde "...verilen karara itiraz ediyoruz. Karar, usulen hukuka aykırı olup bozulması gereklidir. Gerekçeli karar tarafımıza tebliğ edildiğinde ayrıca itiraz nedenlerimizi bildireceğiz. İşbu süre tutum dilekçemizin kabulünü saygı ile bilvekale arz ve talep ederim" şeklinde istinaf başvuru sebeplerini belirtmiş, davacı tarafça 12.04.2022 tarihinde temyiz karar harcı yatırılmıştır.

4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2022 tarih 2021/392 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararının davacılar vekiline 28.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin süre tutum ve itiraz dilekçesi adı altında 15.06.2022 tarihinde dava dosyasına istinaf süresi geçtikten sonra dilekçe sunduğu, anılan dilekçenin HMK'nın 352/1-d maddesine aykırı olarak hazırlandığı, anılan dilekçede başvuru sebepleri ve gerekçesinin gösterilmediği kaldıki Usul Hukukunda süre tutum adı altında bir uygulamanın da bulunmadığı, istinaf harçlarının da süresinde yatırılmadığı, belirtildiği gibi gerekçeli karar tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süre içerisinde usulünce istinaf talebinde bulunulmadığı, sonrasında davacı tarafın bu kez yasal istinaf süresi geçtikten sonra yine 15.06.2022 tarihli istinaf dilekçesi sunduğu, istinaf başvuru harcının 26.05.2022 tarihinde yatırıldığı, istinaf maktu karar harcının 12.04.2022 tarihinde yatırıldığı, davacı tarafça HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca istinaf başvurusunun süresi içerisinde yapılmadığı ve yine HMK'nın 352/1-d maddesi uyarınca süresinde sunulan bir istinaf dilekçesi olmayıp başvuru sebep ve gerekçesi gösterilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 352/1-c ve d maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.

5. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

6. İstinaf kanun yolu, 6100 sayılı Kanun'un sekizinci kısmının birinci bölümünün 341 ilâ 360 ıncı maddeleri arasında, temyiz kanun yolu da ikici bölümünün 361 ilâ 373 üncü maddeleri arasında düzenleme altına alınmıştır.

7. Kanun koyucu temyiz sebeplerinin tek tek gösterilmesinin (HMK md. 371, HUMK md. 428) aksine, istinaf sebeplerini tek tek saymamış, ''istinaf sebepleri şunlardır'' şeklinde bir düzenlemede bulunmamıştır. Bunun yerine istinaf kanun yolunun niteliğine uygun olarak genel bir sebep göstermiştir (HMK md. 342-2/e, md. 353/6). İstinaf başvurusunda bulunan, istinaf dilekçesinde, dayanmış olduğu istinaf sebebiyle birlikte bölge adliye mahkemesinden nasıl bir karar verilmesi gerektiğine ilişkin iradesini açık ve kesin bir dille ortaya koymalıdır. Zira başvurucuyu haklı bulan bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını, istinaf talebinde çizilen çerçeve içerisinde kalmak kaydıyla değiştirebilir; talepten daha fazlasına karar veremez. Bu kuralın istisnasını kamu düzenine aykırılık hâlleri oluşturur (HMK md. 355).

8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun özellikle 353 üncü maddesine bakıldığında istinaf sebebinin İlk Derece Mahkemesi kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olmaması şeklinde düzenlenmiş olduğu söylenebilir. Dolayısıyla istinaf sebepleri, temyiz sebeplerinden çok daha geniş bir çerçeve çizmektedir. Buradan hareketle istinaf dilekçesinde yer alan istinaf sebepleri Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak olan incelemenin sınırlarını çizmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Nitekim istinaf sebebinin gösterilmemesi halinde, hükümde kamu düzenine aykırı bir husus da bulunmuyorsa, istinaf talebinin ön inceleme aşamasında reddedileceği hususu tartışmasızdır.

9. İstinaf başvurusu üzerine, dosya kendisine gelen Bölge Adliye Mahkemesinin yapacağı ilk iş, ön incelemeyi gerçekleştirmektir (HMK md. 352). Ön inceleme evresinde, istinaf başvurusunun dinlenebilir olduğu sonucuna ulaşan bölge adliye mahkemesinin gerçekleştireceği ikinci inceleme asıl inceleme olarak adlandırılır (HMK md. 354). Burada inceleme sözcüğü ile kastedilen esasen 6100 sayılı Kanun anlamında tahkikattır.

10. İstinaf incelemesinin kapsamı ise 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi ile düzenlenmiş olup buna göre inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu kendiliğinden gözetir. Buna göre; bölge adliye mahkemesi, incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapmak zorundadır. Temyiz incelemesinden farklı olarak, bölge adliye mahkemesinde yapılacak incelemede tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı kalınmasının nedeni, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin kararının kanuna aykırılığını tespit etmesi hâlinde, çoğu zaman yeniden yargılama yaparak yeni bir karar verebilmesidir. Tercih edilen istinaf sisteminde, ilk derecedeki yargılama tümüyle tekrarlanmamaktadır. Bu sebeple, istinaf sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Zira, istinaf incelemesi ilk derece mahkemesi kararını denetleyerek ondan sonra yapılan yargılama özelliği taşımaktadır. Bununla beraber, kamu düzenini ilgilendiren hususlarda bölge adliye mahkemesi istemle bağlı olmaksızın resen inceleme yapar. Örnek vermek gerekirse kamu düzenini ilgilendiren dava şartlarının var olup olmadığı bölge adliye mahkemesince resen araştırılır. Dolayısıyla resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda bölge adliye mahkemesi tarafların istemiyle bağlı olmaksızın ilk derece mahkemesinin kararını inceleme yetkisine sahiptir.

11. Özetle; 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin kamu düzenine aykırılık ve taraflarca ileri sürülen nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve Bölge Adliye Mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Ne var ki kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

12. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru dilekçesinin süresinde olmadığı ve istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmediği belirtilerek istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; UYAP sisteminden yapılan incelemede davacılar vekili tarafından 12.04.2022 tarihinde temyiz maktu harcı yatırılarak 14.04.2022 tarihinde UYAP kaydı yapılan yukarıda 3 numaralı bentte açıklanan dilekçenin her ne kadar süre tutum dilekçesi olarak nitelendirilmişse de içeriği itibariyle istinaf dilekçesi kapsamında yorumlanarak istinaf incelemesi yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

13. Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02.09.2022 tarihli istinaf talebinin reddine ilişkin kararının BOZULMASINA,

Dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,20.12.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 301- (1) maddesi gereğince hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir.

İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. ( HMK m 345 )

İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. (HMK m 346)

Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/392 Esas sayılı kararı Davacı vekiline 28.04.2022 tarihinde tebliği edilmiş, Davacı Vekili 14.04.2022 tarihinde mahkemeye hitaben süre tutum ve karar itiraz dilekçesi adıyla dilekçe ibraz etmiştir..

Süre tutum dilekçesi, kısa kararın tefhiminden itibaren itiraz/istinaf başvuru sürelerinin başladığı davalarda verilir. Eğer bir davada mahkemenin kısa kararında istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliği ile başlayacağı söyleniyorsa bu tür davalarda süre tutum dilekçesine gerek yoktur. Böyle bir dilekçenin bulunması gereken asgari unsurları ihtiva etmemesi halinde istinaf süresini durdurma etkisi yoktur.

Davacı vekili, bu kez 15.06.2022 tarihinde istinaf itirazlarını içerir dilekçesini mahkemeye sunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirttiği üzere, istinaf süresi içerisinde sunulan dilekçede istinaf itirazları gösterilmemiş, istinaf itirazlarının gösterildiği dilekçe ise başvuru süresi geçtikten sonra mahkemeye verilmiştir.

İncelemenin kapsamı başlıklı HMK 355- (1) maddesi gereğince inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.

İstinaf dilekçesinde, hangi istinaf sebeplerine dayanılıyorsa belirtilmeli ve ayrıca bu sebebin hangi gerekçe ile istinaf sebebi yapıldığı açıklanmalıdır. Genel ifadeler istinaf sebebi olarak kabul edilemez. HMK'nın 25 inci maddesinde düzenlenmiş olan taraflarca getirilme ilkesi kural olarak istinaf aşamasında da geçerlidir. (Pekcanıtez Usül syf 2214)

İstinaf süresi içerisinde mahkemeye sunulan dilekçede istinaf sebepleri belirtilmediğinden ve İlk Derece Mahkesinin kararında kamu düzenine aykırılık oluşturacak bir husus bulunmadığından, istinaf itirazlarının yazıldığı dilekçenin ise HMK'nın 345 inci maddesinde gösterilen iki hafta geçtikten sonra verildiğinden, istinaf talebinin reddine dair kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın