7. Hukuk Dairesi 2013/9098 E. 2013/10653 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/9098 E. 2013/10653 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/9098 Esas 2013/10653 Karar 06.06.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/9098 E.,  2013/10653 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı şirket bünyesindeki ... Otel’de barboy olarak çalışmakta iken 09.11.2010 tarihinde işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini vardiya sistemi olmasına rağmen haftada 3 gün ortalama 20 saat fazla mesai yapıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye, yıllık izin, fazla mesai, alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, fesih bildiriminin haksız olduğunu, ikramiye ödemelerinin çalışma süreleri dikkate alınarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle fesih hakkını kullanmakta haklı olduğu bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, çalışma süresi yönünden ise hizmet sözleşmesinde yer alan hüküm uyarınca yıllık 270 saati aşan fazla mesai ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla mesai alacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Mahkemece davacının fazla mesai alacağı, hizmet sözleşmesinde fazla çalışma ücreti karşılığının ücrete dahil olduğu yönünde hüküm bulunması nedeniyle yıllık 270 saati aşan fazla çalışmanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı Şubat 2010 tarihinde sendikaya üye olmuş ve yürürlükte bulunan T.İ.S. de de fazla mesai ücreti alacaklarının ücrete dahil olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığından, diğer bir anlatımla iş sözleşmeleri Toplu İş Sözleşmelerine aykırı hükümler içeremeyeceğinden davacının sendikaya üye olduğu ve T.İ.S.’den yararlanmaya başladığı tarih olan Şubat 2010’dan itibaren davacının yıllık 270 saatlik sınırlama olmaksızın fazla mesai alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken mahkemece bu hususun değerlendirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın