7. Hukuk Dairesi 2013/11003 E. 2013/18229 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/11003 E. 2013/18229 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/11003 Esas 2013/18229 Karar 04.11.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/11003 E.,  2013/18229 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının çalıştığı mağaza sorumlusu ... hakkında işverenin başka mağazalarında söylemediği sözleri söylemiş gibi dedikodu yaptığı ve işyerinde huzuru ve işyeri çalışma düzenini bozduğu için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini diğer alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının dedikodu yapmak suretiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğin davalı tarafça ispat edilemediğinden bahisle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, amiri konumundaki dava dışı mağaza sorumlusu hakkında asılsız isnatlarda bulunmasının işyerinde huzur ve çalışma düzenini bozucu davranış sayılıp sayılmayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin
varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (d) alt bendinde işçinin işverenin başka bir işçisine sataşması halinde işverinin iş akdini bildirim süresini beklemeksizin feshedilebileceği, bu durumun, işveren için haklı bir fesih nedeni olduğu açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı işverenin Mahallebaşı Mağazasında mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalıştığı sabittir. Davacının, işverenin başka şubelerine giderek, çalıştığı mağaza sorumlusu olan amiri ... hakkında “... hanımı işten attırdım sıra ... Hanımda” ve “ bölge sorumlusu ... Hanımın biriyle gönül ilişkisi var” dediğini aktardığı yolunda şayia çıkması üzerine savunmasının alındığı, davacının 20.02.2010 tarihli savunmasında olayı inkar etmediği, hatta mağaza sorumlusunun bu beyanları mağaza içinde söylediği ve mağaza çalışanlarından ...’un da duyduğunu savunduğu görülmüştür. Savunmada adı geçen İbrahim’in işveren tarafından alınan beyanında böyle bir şeye şahit olmadığını belirttiği, şahsın mahkemede tanık olarak dinlenemediği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, davacının 6.9.2009 tarihinde mesai saatlerinde 50.Yıl Mağazasına gitmesi nedeniyle ihtar verilerek uyarıldığı anlaşılmaktadır. Bu iki durum birlikte değerlendirildiğinde, davacının başka mağazalara giderek amiri hakkında söylemediği sözleri söylediği yolunda dedikodu yaparak, işverenin başka bir işçisine sataşmak suretiyle işyerinde huzuru ve çalışma düzenini bozduğu sabit olup, işverenin işçinin iş akdini, haklı nedenle feshettiği açıktır. Bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalıya iadesine 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın