7. Hukuk Dairesi 2012/7487 E. 2013/2744 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2012/7487 Esas 2013/2744 Karar 13.03.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/7487 E., 2013/2744 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı ... tarafından ortak miras bırakandan kalan, 117 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki avlulu iki kat kerpiç ev ve kerpiç ahırın ve arzının mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti talebi ile dava açılmıştır. Davalılardan ..., ... ve ... açılan davayı kabul etmişler, davalı ... davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazın arzı ile üzerinde bulunan avlulu iki kat kerpiç ev ve kerpiç ahırın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, faydalı ve zorunlu giderlere ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından esasa, davalılardan ... tarafından esasa ve yargılama giderine yönelik olarak temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, davacı tarafın koşullarının varlığı halinde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan eda nitelikli alacak davası açmalarının mümkün bulunmasına göre mahkemece faydalı ve zorunlu giderlere yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı açıklanmıştır.
./... 2012/7487-2013/2744
S.2
Somut olaya gelince; davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbiti sırasında "Avlulu Kerpiç iki katlı ev ve kerpiç ahır" niteliği ile tesbit edildiği kadastro tespitinin 12.04.1991 tarihinde kesinleştiği, davanın ise az yukarıda açıklanan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.06.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirlendiğine göre davalı ... ve arkdaşlarının davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca; mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ve davalılardan ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 13.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.