7. Hukuk Dairesi 2012/6258 E. 2012/10137 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2012/6258 Esas 2012/10137 Karar 27.12.2012
7. Hukuk Dairesi 2012/6258 E., 2012/10137 K.
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... Teks.San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... ... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Dava elektrik tüketiminden kaynaklanıp ödenmesi istenen fatura bedeli kadar borçlu olmadığının tespiti ile haksız ödenen bedellerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Dosyada toplanan deliller ve özellikle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriği ile davacı tarafın elektrik aboneliğinin iptaline ilişkin fesih dilekçesinin 14.10.2003 tarihinde davalı kuruma ulaştığı ve davaya konu aboneliklerin bu tarih itibariyle son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonraki dönem için çıkartılan faturalardan dolayı davacının sorumlu olabilmesi için iptal edilen aboneliklerin bulunduğu iş yerinde kurulu tesisatın eski abone(davacı) tarafından kullanıldığının açık anlatımla fiili kullanıcının halen davacı olduğunu ispat edilmesi gerekir ve bu husustaki ispat yükü davalıya aittir. Kaldı ki, davacı taraf bu husus için 15.09.2003 tarihli kira sözleşmesini dosyaya sunmuş ve aynı doğrultuda tanık dinletmiştir. Ne var ki, bu savunma mahkemece yeterince araştırılmamış, bu cümleden olarak dava konusu tesisatlar için davacının aboneliğini iptal ettirdiği tarihten sonra başka gerçek ya da tüzel kişilerin aynı yere ilişkin abonelik müracaatının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumun belirlenmesine rağmen fesih tarihinden sonra borç tahakkuk ettirildiğinin tespit edilmesi halinde tüketim bedeli faturalarının kim adına düzenlendiği olgusu önem kazanmaktadır. Hiç kuşkusuz borcun başkası tarafından borçlu adına taksitlendirilmesi ya da ödenmesi mümkündür. Şu halde tahakkuk eden fatura bedelinin kim tarafından ödendiği hususu davanın sonucuna etkili olmayıp, önemli olan ödenmiş olup olmamasıdır. Kaldı ki davacı bu konudaki bir kısım ödeme makbuzlarını dosyaya sunmuştur. Hal böyle olunca az yukarıda açıklandığı şekilde araştırma ve uygulama yapılmalı, tarafların bu konuda gösterdiği ve gösterecekleri tüm delilleri toplanmalı, daha sonra konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi kurulundan yeniden açık, yeterli ve denetime elverişli rapor alınmalı, daha sonra oluşacak duruma göre sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böyle bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına taktir ve tespit olunan 900,00 TL avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.