7. Hukuk Dairesi 2011/5334 E. 2012/3056 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/5334 E. 2012/3056 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/5334 Esas 2012/3056 Karar 25.04.2012
7. Hukuk Dairesi 2011/5334 E.,  2012/3056 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 229 parsel sayılı 314.946.70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi mera vasfı ile sınırlandırılmasına, özel siciline kaydına karar verilmiş, hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 229 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ... ve ... tarafından düzenlenen 05.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 11.357.22 m2 yüzölçümündeki bölümünün kamu malı niteliğinde mera olduğu, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Gerçekten kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz bölümünün sınırlarını 101 ada 229 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu olmayan bölümlerinin oluşturduğu, taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmaz kesimi ile sınırlarını oluşturan dava ve temyize konu olmayan kesimi arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Kaldıki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür.
Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan kesimine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ...'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 16,25 TL harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın