7. Hukuk Dairesi 2010/6382 E. 2011/4346 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2010/6382 Esas 2011/4346 Karar 27.06.2011
7. Hukuk Dairesi 2010/6382 E., 2011/4346 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 310 ada 2 parsel sayılı 428,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, harici bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden ve Hazine adına tapulu olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı Hazine'nin davasının reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 310 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 25.6.1990 tarih ve 5 sayılı tapu kaydına, harici bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunu öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacı Hazine'ye delillerin bildirmesi için verilen kesin süreye rağmen, süresi içerisinde dayandığı tapu kaydını ibraz etmemiş, tarih ve numarasını bildirmemiştir. Bu durumda mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak revizyon görüp görmediği belirlenmeli, revizyon gördüğü taşınmazları ve komşu taşınmazları izlemeye olanak verir biçimde geniş kapsamlı çap örneğinin Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca tapu kaydının haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle göz önünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kaydının dayanağı harita yoksa, kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kaydının tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve dayanak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek denetlenmeli, komşu taşınmazların dayanağı kayıtların dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazın tümü ya da bir bölümü davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden anılan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı ve yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı yerel bilirkişi ve tanıklara ayrı ayrı sorularak olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.6.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.