7. Hukuk Dairesi 2009/7622 E. 2010/4844 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2009/7622 Esas 2010/4844 Karar 21.09.2010
7. Hukuk Dairesi 2009/7622 E., 2010/4844 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Erzurum İl Özel İdaresi tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 341 ada 14 parsel sayılı 4772,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz İlköğretim binası ve deposu niteliği ile Kadastro Kanununun 16(A) maddesi uyarınca davalı Erzurum İl Özel İdaresi adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 3917.02 m2 yüzölçümündeki bölümünün iptaliyle hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı İl Özel İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 3917.02 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı hazinenin tutunduğu 21.12.1992 tarih, 4 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı hazinenin davasının kabulüne ilişkin hüküm kurulmuşsa da mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacının tutunduğu 21.12.1992 tarih, 4 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi, dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmemiştir. Diğer taraftan hazinenin dayandığı 21.12.1992 tarih, 4 sıra numaralı tapu kayıt miktarı 2040 m2 yüzölçümünde, dava konusu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmaz 4772,69 yüzölçümünde olduğu halde, 3917,03 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik davacı hazinenin davasının kabul edilmesinin gerekçesi gösterilmediği gibi, davaya konu taşınmaz hakkında doğru sicil oluşturulması kuralı gözardı edilerek geriye kalan 855,67 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkında olumlu yada olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Davaya konu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinin 2008/20 ve 2008/18 esas sayılı dava dosyalarında ayrı ayrı davaların açıldığı anlaşılmaktadır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyaları HUMK’un 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde birleştirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi taşınmazın geriye kalan 855,67 m² yüzölçümündeki bölümü hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması dahi isabetsiz olduğundan, davalı İl Özel İdaresinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.