7. Ceza Dairesi 2024/5238 E. 2024/10575 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2024/5238 Esas 2024/10575 Karar 02.12.2024
7. Ceza Dairesi 2024/5238 E., 2024/10575 K.
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4660 D.İş
Kabahatli hakkında, 1136 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ihbar eden tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Uşak 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.12.2023 tarihli ve 2023/4660 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.06.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67223 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67223 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Simav Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2023 tarihli kararı ile ihbara konu olayın idari yaptırım gerektiren bir olay olduğu, Cumhuriyet Savcısının söz konusu şirketle ilgili araştırma ve inceleme yapılması gibi bir görevinin olmadığından bahisle soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin "Kanuna uygun davranmayan tüzel kişiler ve yıllık rapor" başlıklı 73/C maddesinin; "1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin
üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulur. Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yılsonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." şeklinde ve, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/3. maddesinde yer alan "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Kabahatli şirketin hukuki danışmanlık amacıyla avukat ya da avukatlar ile sözleşme imzalayıp imzalamadığının belirlenmediği, imzalandığının tespiti halinde, hukuki danışmanlık sözleşmesinin aslının, avukat ya da avukatların vekaletname asıllarının, vekalatnamelerin ibrazından sonraki tarihlerde adı geçen avukat ya da avukatlar tarafından anılan şirket adına kesilen serbest meslek makbuzlarının asılları veya onaylı suretlerinin bulunup bulunmadığının ve sözleşmede belirtilen tarihlerdeki şirketin muhasebe kayıtlarının temin edilerek şirket kayıtlarında adı geçen avukat ya da avukatlara bahse konu serbest meslek makbuzlarında belirtilen şekilde ödeme yapılıp yapılmadığına yönelik bilirkişi raporu aldırılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre şikayet edilen hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan idari para cezası düzenlenmesi gerekeceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1136 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde düzenlenen kabahatle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesinde kabahatler için öngörülen soruşturma zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılmasının mümkün olduğu gözönüne alınarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 158/6. maddesinde, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına, aynı Kanun'un 173. maddesindeki usule göre itiraz edilebileceğinin hüküm altına alındığı, 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinde ise yalnızca suçtan zarar görenin itiraz hakkının düzenlendiği, dosyanın tetkikinde, Simav Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, eylemin suç değil kabahat olduğu belirlenerek verilen soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara ihbar eden tarafından itiraz edildiği, Uşak 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, ihbar edenin soruşturmaya yer olmadığına dair kararına itirazının, ihbar edenin bu karara itiraz hakkı bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken, itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmesinin neticesi itibarıyla doğru olduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.