7. Ceza Dairesi 2024/3160 E. 2024/5616 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/3160 E. 2024/5616 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/3160 Esas 2024/5616 Karar 22.05.2024
7. Ceza Dairesi 2024/3160 E.,  2024/5616 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/153 E., 2023/309 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak davanı zamanaşımı nedeniyle düşmesi, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, buna göre de şikâyetçi Gümrük İdaresinin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılma talebinin kabulüyle davaya katılmasına karar verilerek katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz talebi, davaya katılmalarına karar verilmesi gerektiğine ve sanığın cezalandırılması yerine zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin açılan kamu davasının niteliği ve hükmün mahiyetine göre 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, yargılama konusu 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 21.03.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan TAPDK’a (Tarım ve Orman Bakanlığı) gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, 21.03.2012 tarihli hükme yönelik TAPDK’nun (Tarım ve Orman Bakanlığının) itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve zamanaşımını durdurmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen en son işlemin 21.03.2012 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu ve 21.03.2020 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolduğu halde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş olduğu kabul edilerek sehven durma süresi de eklenmek suretiyle 19.07.2021 tarihi itibarıyla zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi kanuna aykırı ise de; sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

III. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Feke Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın