7. Ceza Dairesi 2023/19367 E. 2024/7297 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/19367 E. 2024/7297 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/19367 Esas 2024/7297 Karar 18.09.2024
7. Ceza Dairesi 2023/19367 E.,  2024/7297 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/881 E., 2023/593 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ve kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezalarının şartları bulunmadığı halde ertelendiğine ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna, dava konusu sigaraların kaçak olduğunu ve eylemin suç olduğunu bilmediğine, katılan lehine dilekçe yazım ücreti yerine vekâlet ücretine hükmedildiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suç tarihlerinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun muavini olduğu otobüslerde yol
kontrolleri sırasında önleme araması kararı ile kolluk görevlileri tarafından yapılan aramalarda, 10.01.2014 tarihinde; 95 karton, 03.09.2014 tarihinde; 417 karton, 18.01.2015 tarihinde ise; 40 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olup, ele geçen söz konusu kaçak sigaraların suça sürüklenen çocuğa ait olduğu belirlenmiştir.

Bahse konu üç olaya ilişkin olarak suça sürüklenen çocuk hakkında ayrı kamu davalarının açıldığı, kovuşturma aşamasında dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk 03.09.2014 ve 18.01.2015 tarihli eylemlere ilişkin olarak savcılık ifadeleri ve mahkemedeki savunmalarında; eylemin suç olduğunu bilmediğini belirtmiş, 10.01.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak ise; savcılık ifadesinde kaçak sigaraları satmak için aldığını belirtmiş iken, mahkemedeki savunmasında ticari amacının bulunmadığını ifade etmiştir.

Dava konusu olaylarda ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, kaçak sigaraların fiyatı, bandrolsüz olmaları ve markaları itibarıyla kaçak olduklarının herkes tarafından anlaşılabilecek durumda olması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun kaçakçılık eylemlerinin sübuta erdiği belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
A.10.01.2014 ve 03.09.2014 Tarihli Eylemler Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Hukuki kesintinin iddianame düzenlenmesiyle gerçekleşecek olduğundan hareketle, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarının yapılan tetkikinde; suça sürüklenen çocuk hakkında sigara kaçakçılığı suçundan açılmış birçok kamu davasının bulunduğu görülerek, suç ve iddianame tarihlerine göre yapılan değerlendirmede, 10.01.2014 suç tarihli eylemle ilgili olarak 20.04.2015 tarihli iddianame ile dava açılması nedeniyle hukuki kesinti gerçekleştiğinden, 10.01.2014 ve 03.09.2014 tarihli eylemlerin birlikte zincirleme suça vücut vermediği, ancak suça sürüklenen çocuğa ait sigara kaçakçılığına ilişkin Muradiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/43 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 16.07.2014, iddianame tarihinin 25.07.2014 olduğu, buna göre de; 10.01.2014 tarihli eylemden dolayı henüz iddianame düzenlenip hukuki kesinti gerçekleşmeden 16.07.2014 tarihli eylemin işlendiği, inceleme konusu 10.01.2014 tarihli ... ile Muradiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/43 Esas sayılı dava dosyasına konu 16.07.2014 tarihli eylemin kendi aralarında zincirleme suça vücut verebileceği, 03.09.2014 tarihli eylemin ise müstakil suç teşkil edeceği, buna göre de Muradiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/43 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, 10.01.2014 ve 16.07.2014 tarihli eylemlerin birlikte zincirleme suça vücut verip vermediklerinin değerlendirilmesi gerekirken, inceleme konusu 10.01.2014 ve 03.09.2014 tarihli eylemlerin birlikte zincirleme suça vücut verdiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;
1.Suça sürüklenen çocuğa zincirleme suça vücut verdiği kabul edilen 10.01.2014 ve 03.09.2014 tarihli eylemlerle ilgili olarak 06.01.2013 tarihinde yakalandığı yer mahkemesince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında; bahse konu eylemlerde ele geçen kaçak sigaraların toplam gümrüklenmiş değerlerinin iki katını aşan tutarda ihtar yapılması ve soruşturma aşamalarında kendisine etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sürüklenen çocuğa, kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını yatırması halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi yerine bu konuda kanun hükümlerinin okunması ile yetinilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun olmayan biçimde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması ve bu ihtarata dayanılarak hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

2.Karar başlığı ve karar içeriğinde 10.01.2014 suç tarihli eylemden 10.01.2013 tarihli olarak bahsedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. 18.01.2015 Tarihli ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında ki “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, 18.01.2015 tarihli eylemle ilgili olarak suça sürüklenen çocuğa ele geçen 40 karton kaçak sigaranın gümrüklenmiş değerinin (2.714,28 TL) iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında "1/3" oranında indirim yapılacağı belirtilmek suretiyle etkin pişmanlık ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa 18.01.2015 tarihli ... ile ilgili olarak etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan yazılı şekilde, hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

2.Karar başlığında suç tarihinin 18.01.2015 yerine 18.01.2013 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın