7. Ceza Dairesi 2021/3750 E. 2024/196 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2021/3750 E. 2024/196 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2021/3750 Esas 2024/196 Karar 10.01.2024
7. Ceza Dairesi 2021/3750 E.,  2024/196 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/407 E., 2016/416 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ve 5809
sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî ret, kısmî bozma

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan beraat hükmü ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeniyle kurulan beraat hükmü yönünden kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiinin

hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/407 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği neticeten erteli 5 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesi ile tasfiyesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraat kararı verilmesine ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen erteleme kararının suçun tekrar işlenmesine neden olacağına ve re'sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebebi, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, suç kastının bulunmadığı gerekçeleri ile verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 29.04.2014 tarihinde sanık ...'e ait olan Yen İletişim isimli iş yerinde, iş yeri çalışanı Halil Esenkurt huzurunda Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/177 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 6 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalarda ele geçirilen cep telefonlarını iş yerine Suriye uyruklu bir şahsın satmak üzere getirdiğini, telefonları satın alma konusunda incelemek amacıyla aldığını beyan etmiştir.

3.Suça konu cep telefonları için alınan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 16.05.2014 tarihli yazısında, ele geçen telefonlardan 3 adedinin kayıt dışı, 3 adedinin ise başka cihazlara kopyalanmış olduğu bildirilmiştir.

4.Tanık H.E.'nin beyanı dava dosyasında yer almaktadır.

IV. GEREKÇE
A.Gümrük İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın üzerine atılı 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zarar görenin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/407 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunması, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; kaçak eşyanın ele geçirildiği yerin ticari işletme oluşu, kaçak eşyanın ele geçiriliş şeklinin araştırma tutanağı içeriğini doğrulaması karşısında, sanığın dava konusu eşyayı ticari maksatla bulundurduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu kaçak ürünleri ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasıında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

3.Sanığın savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını talep etmesi ve

hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına engel halinin bulunmaması hususları nazara alınarak, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamının kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci maddesi kapsamında kaldığı, yürürlükte olan Kanun'a göre etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma aşamasında uygulanabileceği, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un beşinci fıkrası uyarınca, kovuşturma aşamasında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanmasının olanaklı hale geldiği cihetle; yasal düzenlemelere aykırı olarak kovuşturma aşamasında sanık hakkında yasal koşullar oluşmadığı gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi ve kaçak eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Gümrük İdaresi Vekilinin 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/407 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkâmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/407 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın