7. Ceza Dairesi 2019/476 E. 2021/7649 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2019/476 Esas 2021/7649 Karar 08.06.2021
7. Ceza Dairesi 2019/476 E., 2021/7649 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5015 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Hükümde yasa yolu gösterilirken, sanık ...'ın yüzüne karşı verilen kararda 7 günlük temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmemesi suretiyle sanığın yasa yolunda yanıltıldığı ve ayrıca son celseye tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS vasıtasıyla bağlanan sanığa hükmün tefhimi sırasında 5271 sayılı CMK'nun 263/1. maddesi gereğince "ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği" hususunun belirtilmemiş olması karşısında sanık Haşan Özusan'ın kararın kendisine ceza infaz kurumunda tebliği sonrası yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme; I- 63 KH 857 plakalı nakil aracı hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; 5607 sayılı Yasanın 13/1. ve 5237 sayılı TCK'nun 54. maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan iade kararının ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklardan ...'ın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1-5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesinin, aynı maddenin 1. fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içennesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanıkların suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun Ek 5/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermeyen 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ifişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsarmı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa İle 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı karan ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi, 4- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyumca BOZULMASINA, 08/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.