7. Ceza Dairesi 2014/22044 E. 2014/19911 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2014/22044 Esas 2014/19911 Karar 26.11.2014
7. Ceza Dairesi 2014/22044 E., 2014/19911 K.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tutulması gereken defterleri tutmamak suçundan sanık ...’in anılan Kanunu’nun 67/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62.maddeleri uyarınca 375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Osmancık Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2012 tarihli ve 2012/12 esas 2012/399 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 11.06.2014 gün ve 40114 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2014 gün ve KYB. 2014-230602 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün 18.07.2012 tarihli ve 11 sayılı raporuna göre 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmaması ve kooperatifin genel kurul karar defterinin hiç tutulmaması olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmaması eyleminin 30.06.2012 gün ve 28339 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunun 30.maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca idari yaptırıma dönüştüğü ancak genel kurul karar defterinin hiç tutulmaması eyleminin aynı maddenin 6.fıkrası uyarınca üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezası şeklinde adli yaptırım olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözetilerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun tatbik edilen 67/3.maddesi daha lehe değerlendirilse bile sanık ...’in soruşturma aşamasında teklif edilen önödeme teklifini süresinde yerine getirdiğine dair makbuzu 09.03.2012 havale tarihli dilekçesi ile mahkemeye ibraz ettiği ve bu hususu savunmasında dile getirdiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75/2-3.maddesi uyarınca sanık ... açısından kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/76-77 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ve ne de olağanüstü yasa yolu denetimine konu olması mümkün değildir. CMK.nun 231/12.madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardaki mahkumiyet hükmünün olağan yasa yolu olan temyizen incelenmesi dahi mümkün değilken, henüz doğmamış bu hüküm içeriğindeki hukuka aykırılıkların, olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü kanun yararına bozma yoluyla denetlenebileceğini kabul etme olanağı bulunmamaktadır. Kanun yararına bozma istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olmayıp, henüz hukuken sonuç doğurma niteliği kazanmamış olan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıklara yönelik olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 26.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.