7. Ceza Dairesi 2013/938 E. 2013/19263 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2013/938 Esas 2013/19263 Karar 26.09.2013
7. Ceza Dairesi 2013/938 E., 2013/19263 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüklerine, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanıklar ..., ... ve ... (...) Varlı müdafiilerinin temyizine yönelik incelemede; Davaya konu araçların bedelsiz ithalat kapsamında yurda getirildikten sonra sanıklarca dava dışında üçüncü kişilere satıldıkları, araçların anılan sanıkların malvarlığında bulunmadıkları gözetilerek; Temyiz kapsamına göre sanıklar müdafıinin gerekçeye yönelmeyen temyizinde sanıkların hukuki yararı bulunmadığından temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılan idare vekilinin ...'e Yönelik temyiz incelemesinde; UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS'ten alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'in hükümden sonra 07.08.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3- Sanıklar ..., ... ve Gülümser (...) Varlı hakkında kaçakçılık ile 5237 sayılı TCK.nun 220. maddesi uyarınca örgüt üyesi olma ve örgüt adına faaliyette bulunma suçlarından kurulan hükme yönelik katılan idare vekilinin temyizinin incelemesinde; Suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nun 220. maddesinin yürürlükte olmadığı, örgüt faaliyetinin müstakil bir suç olarak tanımlanmayıp, kaçakçılık suçunun unsuru olduğu halde eylem ikiye bölünerek örgüt üyeliğinden beraat kararı verilmesi, Teşekkül halinde kaçakçılık (örgüt) suçunun 765 sayılı TCK.nın 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi olduğu ve hüküm tarihinde belirtilen süre dolmadığı halde mahkeme gerekçesinde suç vasfı değerlendirilmesinin açıkça yapılmadan "sanıklar arasındaki ilişki topluluk veya örgüt olsa dahi 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresine" tabi olduğu gerekçesi ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi nedenleriyle hükmün BOZULMASINA, Ancak, Sanıkların birbirlerinden bağımsız olarak kendi hesaplarına ayrı tarihlerde permi haklarını sattıkları anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin permi haklarını sattıkları sanıklar ile ayrı ayrı toplu kaçakçılık suçunun unsurlarını oluşturduğu ve suç tarihinin her bir sanık için araçların elden çıkartıldığı tarihler olduğu ve bu tarihler itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi dolduğundan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV- Katılan idare vekilinin ..., ... ve ...'e yönelik temyiz incelemesine gelince; 1- Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 220. maddesinin yürürlükte olmadığı örgüt faaliyetinin müstakil bir suç olarak tanımlanmayıp teşekkül halinde kaçakçılık suçunun unsuru olduğu gözetilmeden eylem ikiye bölünerek örgüt üyeliğinden beraat, kaçakçılık yönüyle zamanaşımı kararı verilmesi, 2-İddianamedeki sevk ve olayın anlatılış biçimi ile tüm dosya içeriğine göre, bu sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık yapmak suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olup, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınarak, belirtilen eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 27/1-3 .maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü ve 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/2 ve 4/1.maddelerinde de bu suçun yaptırımının 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte, üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren, anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde, davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, 3-Suça konu olan otomobillerin zaptedildiğine dair dosya kapsamında tutanak mevcut olmadığı halde müsaderesine karar verilmesi, 4-Dairemizce incelemesi yapılan 2013-6979 Esas sayılı dosyada sanık ... hakkında benzer eylemleri nedeniyle kaçakçılık suçundan Ankara l.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/188 esas sayılı dosyasının bulunduğu anlaşılmakla anılan davanın akibeti araştırılarak kesinleşmemiş ise sanığın tüm eylemlerinin teşekkül kapsamında olup olmadığı hususu da değerlendirilerek, gerekirse dosyaların birleştirilmesine karar verilmesinin gerekmesine rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.