7. Ceza Dairesi 2012/2980 E. 2012/8390 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/2980 E. 2012/8390 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/2980 Esas 2012/8390 Karar 18.04.2012
7. Ceza Dairesi 2012/2980 E.,  2012/8390 K.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11.maddesine aykırı davranmaktan Mehmet Sadık Şarli hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2008 tarihli ve 2008/3031 kabahat, 2009/883 sayılı kararı ile uygulanan 56.112,00 Türk Lirası idari para cezasına yönelik başvurunun süre yönünden reddine dair, Bakırköy 14.Sulh Ceza Mahkemesinin 04.02.2011 tarihli ve 2011/12 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BAKIRKÖY 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2011/690 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.12.2011 gün ve 61533 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 gün ve KYB. 2011-404751 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Bakırköy 14.Sulh Ceza Mahkemesince idari yaptırım kararına karşı süresinde itirazda bulunulmadığından bahisle başvurunun reddine karar verilmiş ise de, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.09.2008 tarihli idari yaptırım kararının doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre muterize tebliğ edildiği, ancak 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki haliyle anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine Kanun'un gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanun'un 35.maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması gerektiği gibi, anılan Dairenin 26.12.2005 tarihli ve 2005/16372 esas, 2005/19501 karar sayılı ilâmın da işaret edildiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 35 ve Tebligat Tüzüğü'nün 55.maddeleri uyarınca yapılacak tebligat işleminde, tebligat memurunca Tüzüğün 28.maddesinin ilk fıkrasındaki usule göre muhatabın yeni adresinin araştırılması, bulunmama sebebini bu maddede belirtilen usule uygun şekilde tutanağa geçirip, beyanına başvurulan ilgili kişilerin imzası ile tevsik etmesi ve muhatabın yeni adresinin belirlenmemesi durumunda mahkemenin tebligat üzerindeki Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması yolundaki kaydına uyarak, bu madde uyarınca tebligat yapılması gerekmekte olup; Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddesinde belirtilen şekil şartlarını taşımayan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, muteriz vekili tarafından verilen 17.01.2011 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş başvuru dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 gün ve 2011/690 Değişik İş sayılı kararının CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın