7. Ceza Dairesi 2011/3879 E. 2013/6707 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/3879 E. 2013/6707 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/3879 Esas 2013/6707 Karar 13.03.2013
7. Ceza Dairesi 2011/3879 E.,  2013/6707 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4389 Sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktarına göre duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I- Müştekiler ..., ... ve ... vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Açılan davanın niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen mudiler ..., ... ve ...'nın hükmü temyize hakkı bulunmadığından müştekiler vekilinin temyiz taleplerinin 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafii ve katılan banka vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.01.2007 tarih 2007/988 Esas sayılı iddianamesiyle müşteki ...'e ait hesaptan 4 ayrı işlemle toplam 31.500 USD'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan ve birleştirilmesine karar verilen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/6 Esas sayılı dosyasında; atılı işlemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kanıtlanamadığı gibi sanığın bu işlemleri yaptığına yönelik bir beyanının bulunmadığı, hesap sahibi müştekinin ise ilgili işlemlerin sanık tarafından yapıldığına dair soyut iddiaları dışında somut delil ileri süremediği, konuya ilişkin 14.06.2006 tarihli Kanuni Soruşturma Raporunda da işlemlerin suistimal niteliği taşıdığına dair maddi bir delil ve hukuki dayanağında bulunmadığının ifade edilmesi karşısında, anılan dava dosyasındaki işlemlerle ilgili tutarların sanık tarafından zimmete geçirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, hakkında 4389 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonraki döneme denk duşen 12.500 USD karşılığı 7.382 TL'nin zimmet miktarına dahil edilmesi suretiyle sanık hakkında fazla miktarda zimmetin ödettirilmesine karar verilmesi,
2- Katılan bankanın 29/05/2009 ve 23/07/2010 havale tarihli yazılarında sanıktan tahsil edilen miktarın toplamda 439.888,40 TL olduğu bildirilmiş olmasına ve bu miktar paranın zimmetten indirilmesinin gerekmesine rağmen sanığın uhdesinde kalan zimmet miktarından 227.794,47 TL'nin çıkartılması ile hesap edilen miktarın banka zararı olarak sanığa ödettirilmesine karar verilmesi suretiyle fazla ödemeye hükmedilmesi,
3- Zimmet miktarının fazla hesaplanması sonucu nispi harç ve katılan banka lehine nispi vekalet ücretinin fazla miktarda hüküm altına alınması,
4- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan gerçek kişiler ..., ... ve ... lehine sanıktan tahsil edilerek maktu vekalet ücreti verilmesine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, hüküm fıkrasında yer alan banka zararı miktarının 2.648.211,6 TL, mahkemece tayin edilen nispi harcın 157.303,76 TL, sanıktan alınarak katılan banka lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin ise 68.098,21 TL olarak belirlenmesine ve suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan gerçek kişiler ..., ... ve ... lehine maktu vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 180.899,33 TL nispi onama harcının sanıktan alınmasına, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın