7. Ceza Dairesi 2011/1623 E. 2011/24859 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/1623 E. 2011/24859 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/1623 Esas 2011/24859 Karar 06.12.2011
7. Ceza Dairesi 2011/1623 E.,  2011/24859 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 551 Sayılı KHK`ya muhalefet
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5252 sayılı Türk ceza kanunu'nun yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanun'un geçici 1.maddesi ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Türk ceza kanunu'nun 5.maddesinin 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucu ve aynı kanunun 2.maddesi hükmü karşısında dava konusu eylemin atılı suçu oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, sanığa atılı tescilli faydalı model hakkında tecavüz eylemleri ve bu fiilleri işleyenlere uygulanacak yaptırımları düzenleyen mevzuat tarihsel olarak incelendiğinde, 10.03.1926 tarihli ihtira beratı kanunu ile bu konuda hükümler getirildiği, 24.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren patent haklarıyla ilgili cezai koruma hükümleri getiren 551 sayılı patent haklarının korunması hakkında kanun hükmünde kararname'nin 4128 sayılı yasa'nın 1.maddesiyle yürürlükten kaldırılan 174.maddesiyle ihtira beratı kanununun yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir.
Faydalı modelden doğan hakkın cezai korunması konusunda ülke mevzuatımızla ilgili olarak yapılan hukuki değişikliklere işaret edildikten sonra somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında 551 sayılı KHK'nin 73/a-c maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır, bu maddenin atıf yaptığı 136.maddede ise kararname hükmüyle suç tanımları düzenlenmiştir. 5252 sayılı yasa'nın geçici 1.maddesinde "diğer kanunların, 5237 sayılı Türk ceza kanununun birinci kitabı'nda yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.", 5237 sayılı TCK'nun 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5/1.maddesinde "bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" ve aynı yasanın genel hükümleri arasında bulunan 2.maddesinin 1.fıkrasında ise "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz..." hükümleri yer almaktadır
Olayımızda sanığa atılı eylem, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup 5.maddede sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunmaktadır. O halde atılı eylem, TCK' nun 2 inci maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmelidir. Bu duruma göre, KHK hükmüyle getirilen bu düzenleme TCK'nun 2.maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi 03.01.2008 gün ve 2005/15 E, 2008/2 K sayılı iptal kararı gerekçesinde kanunsuz suç ve ceza konulamayacağını, kanun hükmünde kararname hükmüyle suç ve ceza getirilemeyeceğini açıkça vurgulamıştır. Bu durum karşısında, 5252 sayılı Yasa'nın geçici 1.maddesi ile TCK'nun 2.maddesi ve 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5.maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 551 sayılı KHK'nın suç tanımlayan hükümlerinin tümüyle zımni olarak ilga edildiğinin (örtülü olarak yürürlükten kaldırıldığının) kabulü gerekmektedir. Bu hukuki değerlendirmeye göre atılı eylem 551 sayılı KHK hükümleri kapsamında suç oluşturmayacaktır.
Öte yandan 551 sayılı K.H.K'ye göre suç oluşturmayan eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da bu noktada ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. 4128 sayılı Yasa'yla 551 sayılı KHK'ye eklenen ceza hükmünün yürürlüğe girmesiyle birlikte bu hükümler daha önceden yürürlükte bulunan ve aynı hukuki değeri koruyan diğer kanunlardaki ceza hükümlerini zımni yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu nedenle atılı eylem 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle koruma altına alının patent hakları yönüyle haksız rekabet suçunu da oluşturmamaktadır.
Açıklanan bu gerekçelerle, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede, sonucu itibariyle doğru görülen beraat hükmünün ONANMASINA, 06.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın