7. Ceza Dairesi 2011/11138 E. 2013/9356 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/11138 E. 2013/9356 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2011/11138 Esas 2013/9356 Karar 10.04.2013
7. Ceza Dairesi 2011/11138 E.,  2013/9356 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülüğe, hak yoksunluğuna

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-) 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4.madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26.maddesinin 1.fıkrasının 2.bendindeki "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesinde de 4389 sayılı Kanunun, 5020 sayılı yasanın 26.maddesi ile değişik 24/4.maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 8.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.1.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Uygulamaya göre ;
a-)Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, sanığın mudi ...'ı kandırarak imzasını aldığı 24.09.2007 tarihli 3000 TL'lik tediye fişi ile para çekme eyleminin nitelikli zimmet, diğer eylemlerinin basit zimmet olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden tüm işlemlerin nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi,
b-) Sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı ve sanığın banka zararının tamamını soruşturmadan önce ödediği hususları gözetilerek gün adli para cezası verilmesi ile yetinilmesi gerekirken adli para cezası banka zararının 3 katı üzerinden belirlenerek sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın