7. Ceza Dairesi 2010/5366 E. 2012/199 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2010/5366 Esas 2012/199 Karar 18.01.2012
7. Ceza Dairesi 2010/5366 E., 2012/199 K.
Bakaya kalıp 7 gün içinde kendiliğinden gelmek suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 25 gün hapis cezasının 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca günlüğü 20 Türk lirasından 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çal Sulh Ceza Mahkemesinin 18.11.2008 tarihli ve 2007/182 Esas, 2008/163 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.04.2010 gün ve 23039 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2010 gün ve KYB. 2010-95510 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, 1-Suçun işlendiği 04.03.2002 tarihi itabarıyla 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddesi uyarınca hapis cezasının günlüğünün 6 Türk lirası olduğu nazara alındığında 1632 sayılı Kanunun 63/1-a, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddeleri gereğince belirlenecek 25 gün hapis cezasının günlüğü 6 Türk lirası üzerinden adli para cezasına çevrilmesi durumunda 150 Türk lirası adli para cezasına hükmedilebileceği, dolayısıyla 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olduğunun gözetilmemesinde, 2-Hükümden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda mahkemece bir değerlendirme yapılmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; CMK.nun 231/6 maddesinde sözedilen zararın hakim tarafından basit bir inceleme ile tespit edilecek maddi zarar olduğu, atılı suçun niteliği itibariyle bu anlam da zarardan bahsedilemeyeceği, zararın telafisinin imkansız bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair hüküm usul ve yasaya aykırı görülmekle, değişik gerekçeyle kararın bozulması, müteakip işlemler mahallinde yapılacağından yasa yararına bozma talebinin 1 nolu paragrafıyla ilgilide mahkemece yeniden hüküm kurulabileceğinden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Çal Sulh Ceza Mahkemesinin 18.11.2008 tarihli ve 2007/182 Esas 2008/163 sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.