7. Ceza Dairesi 2010/10429 E. 2013/1852 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2010/10429 E. 2013/1852 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2010/10429 Esas 2013/1852 Karar 17.12.2013
7. Ceza Dairesi 2010/10429 E.,  2013/1852 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka zimmeti
HÜKÜM : Hükümlülüğe, güvenlik tedbiri uygulanmasına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık ...’nun mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Suçtan zarar gören banka olduğu halde, doğrudan doğruya zarar görmeyen ve kendisini vekille temsil ettiren, banka alacağının temlik edildiği ... Varlık A.Ş'nin müdahilliğine karar verilerek lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, hükümden "Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1250-TL ücreti vekaletin sanıklardan eşit olarak alınarak Katılan ...’ye verilmesine" ibaresinin çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ...'ın mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Zimmete geçirildiği iddia edilen ve mudinin hesabında eksik kalan 72.950 amerikan dolarını, banka müdürü olan sanık ...'nun banka kaynaklarından tamamlaması eyleminde, kuyumcu sanık ...'ın diğer sanığı azmettirdiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında, banka zimmeti özgü bir suç olduğundan 5237 sayılı Yasanın 40/2.fıkrasına göre banka görevlisi haricindeki kişilerin, azmettirme ve yardımı dışında cezalandırılması olanağı bulunmadığından, sanık ...'ın beraatine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Başkan vekili ... ve üye Dr....'ın karşı oyları ve oy çokluğu ile 17/12/2012 gününde karar verildi.

KARŞI OY
Banka müdürü olan sanık ...'nun eylemi, yanlış yaptığı işlem sonucu mudinin eksik kalan hesabının banka kaynaklarından karşılanmasından ibarettir. Bu yanlışlığı banka memuru yapsaydı banka müdürü yine mudinin parasını karşılaması gerekirdi. Banka müdürünün, banka parasını kendi hesabına ya da başkası yararına banka parasını aktarması söz konusu değildir. Sadece mudinin zararı karşılanmıştır. Dolayısıyla zimmet suçunun manevi unsuru gerçekleşmemiştir.
İzah edilen nedenlerle sanık ...'nun da beraatı gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.

KARŞI OY

Dosya kapsamından; mudi ... ...’in 25.10.2001 tarihinde bankaya gelerek hesabındaki 169.689 TL. paranın dövize çevrilerek, döviz hesabı açılmasını sanık banka müdürü ...’ndan istediği, sanık Müdürün ellerinde yeterli döviz olmadığını, sanık kuyumcu ... ...’dan temin edebileceğini söylediği ve mudinin yanında diğer adı geçen sanığa telefon açtığı, bu sanığın da İzmir’de olduğunu, kuyumcu dükkanında çalışanları arayarak talimat vereceğini ve istenen miktardaki dövizi temin edeceğini söylediği, bunun üzerine mudinin bilgisi dahilinde hesaptaki paranın tamamının aynı tarihte sanık ...’ın aynı bankadaki hesabına sanık Müdür tarafından aktarıldığı, sanık ...’in de hesabına aktarılan bu parayı dükkanında çalışan akrabası ... ...’ın hesabına aktarılmasını istediği ve paranın bu şahıs hesabına aktarıldığı, kuyumcu sanık ...'in hesabına para aktardığı ...’e telefon açarak dükkanda hazır bulunan 32.050 doları Akbank ... şubesine yatırmasını söylediği, bu paranın bir gün sonra bankaya yatırıldığı, bankaya gönderilmesi gereken 105.000 dolardan geriye kalan 72.950 doların ise gönderilmediği, kuyumcu dükkanında çalışan ve sanık ...’in akrabası olan ... isimli şahsın mudi ...’nın hesabından gönderilen paranın tamamını sanık ...’in borçlarını ödemede kullandığı, mudi ...’nın hesabına yatıldığını düşündüğü 105.000 doları 01.11.2001 tarihinde çekmek istemesi üzerine sanık banka müdürünün eksik olan 72.950 doları banka kaynaklarından mudinin hesabına aynı tarihte aktardığı, 05.11.2001 tarihine kadar mudi hesabına aktarma yaptığı dövizlerden dolayı meydana gelen kasa açığını gizlediği, 05.11.2001 tarihinde ise kasa açığı fişi düzenleyerek kayıtlara intikal ettirip, durumu ilgili birimlere bildirdiği, sanık kuyumcu ...’den 07.11.2001 tanzim tarihli 72.950 dolar karşılığı senet aldığı anlaşılmaktadır.
Yine, banka müdürü sanık ... ile kuyumcu sanık ... arasında eskiden beri ileri düzeyde bir tanışıklık olduğu, sanık ...’in sanık Müdürün görev yaptığı banka şubesinin müşterisi olduğu ve sanık ...’in borçları nedeni ile mali krizde olduğunun sanık banka müdürü tarafından bilindiği görülmektedir.
Bu şekilde gelişen ve gerçekleşen olayda sanık kuyumcu ...’in azmettirmesi ile sanık banka müdürünün, banka kaynaklarını diğer sanık ...’e haksız yere kullandırdığının, bu nedenle sanık ... ... ...’ın da banka zimmet suçuna azmettirme suçunu işlediğinin kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle sanık ...’in mahkumiyetine dair yerel mahkeme kararı yerinde görüldüğünden onanması gerektiği düşüncesi ile Sayın Çoğunluğun bu konudaki bozma kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın