7. Ceza Dairesi 2008/8770 E. 2011/17499 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2008/8770 Esas 2011/17499 Karar 18.10.2011
7. Ceza Dairesi 2008/8770 E., 2011/17499 K.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5.maddesine aykırılıktan ... hakkında Menemen Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince düzenlenen ve 448 Yeni Türk lirası idari para cezasını kapsayan 30.09.2007 tarihli ve EL 133548 sayılı trafik ceza tutanağı ile sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına dair, aynı tarihli ve 35-033363 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine ilişkin, Aliağa Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2007 tarihli ve 2007/43-53 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2008 gün ve 23667 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2008 gün ve KYB. 2008-101364 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27/8.maddesinde "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür" hükmünün yer aldığı ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemin idari yargının görev alanına girdiği cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yazılı emirle bozulması talep edilen sulh ceza mahkemesinin kararında idari para cezası yanında ehliyetin geri alınması talebi de birlikte değerlendirildiğinden itiraz yasa yolu açık olduğu halde kararın kesin olarak verildiği yazılarak sanığın yasa yolunda yanıltıldığı anlaşılmakla; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların be1irtilmediği bu suretle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.10.20011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.