7. Ceza Dairesi 2008/18022 E. 2013/4099 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2008/18022 Esas 2013/4099 Karar 13.02.2013
7. Ceza Dairesi 2008/18022 E., 2013/4099 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Bankacılık zimmeti HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç Tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanığın, bazı, mudilerden önceden aldığı imzalı boş tediye fişlerini, onların bilgi ve talimatları olmaksızın doldurup hesaplardan para çektiği ve bazı müşteri hesaplarından ise, müşteri imzasını taklit ederek sahte imzalarla düzenlediği usulsüz tediye fişlerini kullanarak, yine bazı mudilerin hesaplarından para çekip zimmetine geçirdiği iddiası ile dava açılmıştır. Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından, suç tarihinde yürürlükte bulunan, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri"... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri yeterli görülerek "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup, bu duruma göre; A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet, B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet, C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, suçu oluşacaktır. Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "..suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere göre, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı, nitelikli ve basit zimmet olup olmadığının belirlenmesiyle, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak sanığın bütün eyleminin nitelikli zimmet kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi. 2-Sanığın, banka müşterisi olan ve aralarında güven tesis edecek kadar dostluğu bulunmayan müdahil ...'den işlem sırası beklemesini bahane ederek önceden aldığı imzalı boş tediye fişini adı geçen mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın doldurup, hesabından, 35 milyar Lira para çektiği, iddiasıyla, hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçundan açılıp, banka zimmeti suçuna dönüştürülen eylemi nedeniyle, olumlu olumsuz bir karar verilmemesi ve adı geçen mudiye karşı gerçekleşen fiili, cezaya esas alınmadığı halde, anılan mudilehine, vekalet ücretine hükmolunması, 3-Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan açılan davada, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen banka mudisi olan gerçek kişi olan, Yurdanur Akkuş'un müdahilliğine karar verilip, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan ... vekilleri ile sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 13.02.2013günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.