6. Hukuk Dairesi 2024/1032 E. 2025/597 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2024/1032 E. 2025/597 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2024/1032 Esas 2025/597 Karar 19.02.2025
6. Hukuk Dairesi 2024/1032 E.,  2025/597 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/23 E., 2023/300 K.
DAVACILAR : 1-... 2-... Mirasçıları;
..., ..., ...vekili Avukat ...

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin de hissedar olduğu taşınmazlar üzerine bina yapılması amacıyla, davalı şirket ile noterde 26.07.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre davacıların ayrı ayrı on bir daire alacağının ve yine davacı ...’nun şirketin sattığı en ucuz daire bedeli üzerinden bu bedeli ödeyerek bir daire daha alacağının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin sözleşmede yazılı taşınmazları davalıya devrederek ve 5155 ada, 3 nolu parseldeki üçüncü kişinin hissesini satın alarak edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeye uygun olarak davacılara dairelerini teslim etmediğini, cezai şartı ödemediğini, 2010 yılı Aralık ayında davalıya gönderdikleri ihtarda eksik işlerin tamamlanarak dairelerin teslim edilmesini istediklerini, davalının cevap ihtarında davacı ...’nun 118.785,80 TL, ...’nun ise 47.560,00 TL ödemesi hâlinde daireleri teslim edeceğini bildirdiğini, müvekkillerinin bu parayı haklı olarak ödemediklerini, davalıya borçlu olmadıklarını, aksine gecikme cezası, eksik imalatlar, vergiler v.s.’den doğan alacakları için takas mahsup def’inde bulunduklarını, davalının 5155 ada, 3 no'lu parsel üzerine yaptığı dairelerden bir tanesinin bedelinin şirket ortaklarının ödeyeceği en düşük bedel üzerinden müvekkili ... tarafından ödeneceğinin sözleşmede yazılı olmasına, bu rakamın da tapuda alım satım değerleri ve defter kayıtları ile açıkça belli olmasına rağmen, dava dışı ... mirasçıları ile ... ... mirasçılarından talep edilen ve alınan bir daire bedelinin müvekkili ...’ndan farklı talep edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek davacıların gecikme tazminatı, masraf farkları, haksız olarak ödemek zorunda kaldıkları emlak vergisi, eksik imalattan doğan vesaire hakları saklı kalmak kaydıyla gecikme tazminatı ve sair alacakları dikkate alınarak davalının talep ettiği bedel ödenmeksizin, sözleşmeye göre davacılara isabet eden dairelerinin teslimi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; davacıların mülk sahipleri olarak aralarındaki daire sayısını kendilerince denkleştirmek amacıyla fazladan satın almak istedikleri daire bedellerini ve borçlarını ödememek için diğer mülk sahiplerinin önceden teslim aldıkları iskâna hazır daireleri teslim almayarak süreyi uzattıklarını, talebine rağmen davacıların fazla ve farklı imalât bedelini, trafo katılım paylarını ve daire bedellerini ödemediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 05.06.2013 tarihli kararıyla; tarafların imzaladığı 26.07.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacılara teslimi kararlaştırılan ve tapuda davacılar üzerine kayıtlı olan dairelerin fiilen teslim edilmediği, uyuşmazlığın da inşaatı bitirilen ve sözleşmede davacılara teslimi kararlaştırılan dairelerin davalı yüklenici tarafından fiilen davacılara teslim edilmemesi nedeniyle oluşan çekişmenin giderilmesine ilişkin olduğu, davacıların gecikme cezası, eksik imalatlar, vergiler, harçlar v.s. alacak haklarını saklı tutarak sadece dairelerin teslimini istedikleri, davalının da trafo katılım payı, ek imalat bedeli ve arsa sahiplerine ekstradan verilen bir daire bedeli olarak talep ettiği alacakları bakımından usulünce karşı dava açmadığı, bu durumda sadece sözleşme uyarınca davacılara verileceği kararlaştırılan dairelerin fiilen tesliminin gerekip gerekmediği üzerinde durulacağı, sözleşmeye göre davacıların dairelerin teslimini istemeye haklarının olduğu, davalının da karşı dava açmasa dahi aynı anda ifa kuralı gereği talep ettiği toplam 166.345,80 TL alacağı karşılayan iki adet dairenin tesliminden kaçınmasının bu aşamada haklı olduğu, ancak sözleşme uyarınca davacılara düşen ve yapım işleri tamamlanmış diğer dairelerin tesliminden kaçınmasının haklı bir sebebinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile iki dairenin davalı yüklenici uhdesinde bırakılarak bu iki dairenin fiilen teslimi talebinin reddine, sözleşme uyarınca davacılara verileceği kararlaştırılan diğer dairelerin ise fiilen davacılara teslimi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, tarafların ek imalât bedeli, trafo katılım payı, ivaz ilâvesi, gecikme tazminatı konularında ayrıca dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 05.06.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2014 tarihli ve 2013/9401 E., 2014/4672 K. sayılı kararı ile; davadaki talebin hukuki niteliği nazara alınarak, taraflara yönelik uyuşmazlık konusuna hasren tasfiye ilişkisine girişilerek, davacıların dosya kapsamında ileri sürdükleri alacakları ile davalı yüklenici şirketin varsa alacaklarının uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle hesaplattırılması ve yaptırılacak hesap sonucu gerçekten davacılara isabet eden sözleşmeden doğan alacak miktarının yüklenici şirket alacağından fazla bulunması halinde, kendilerine bağımsız bölümlerin teslimine ve muarazanın önlenmesine, aksine yüklenici şirket alacağının daha fazla bulunması halinde ise birlikte ifa hususu da göz önüne alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararı ile; direnme kararı verilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli ve 2017/1612 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile; direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tasfiyesi sonucu; davacılardan ...'nun davalı şirketten 88.470,66 TL alacağı olduğu, davalı şirketin ise davacı ...'ndan 111.089,80 TL alacaklı olduğunun tespitiyle, yapılan mahsuplaşma neticesinde, 22.619,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'ndan tahsili ile davalı şirkete ödenmesine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, davacılardan müteveffa ...'nun davalı şirketten 81.098,10 TL alacağı olduğu, davalı şirketin ise davacı müteveffa ...'ndan 23.600,00 TL alacaklı olduğunun tespitiyle, yapılan mahsuplaşma neticesinde, 57.498,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı müteveffa ... mirasçıları; ......, ... ve ...'na miras payları oranında ödenmesine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrar ederek, suiniyetli teslim alınmayan daireler yönünden gecikme tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin imalat alacağı ve faydalı masraflarının enflasyon altında ezilmesine neden olduğunu, bozma çerçevesinde araştırma yapılmadığını, raporun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan etmektedir.

2. Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; raporun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın