6. Hukuk Dairesi 2013/608 E. 2013/4355 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2013/608 Esas 2013/4355 Karar 13.03.2013
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/608 E., 2013/4355 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi Için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince; Davaya konu taşınmaz paylı olarak davacı ve davalılar adına kayıtlıdır. Parsel üzerinde dört adet muhtesat niteliğinde yapı olduğu keşfen belirlenmiştir. .Hükme dayanak yapılan 23.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda bu muhtesatlardan A harfli yapının 580 m2'lik kısmının dava konusu taşınmaz üzerinde kaldığı ve dava dışı bir şirkete ait olduğu belirtilmiş ve diğer yapılarla ilgili de hesaplama yapılarak muhtesat oranlaması yapılmıştır. Hüküm tarihinde sonra alınan 08.05.2012 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise bu A harfli yapının davacıya ait olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece muhtesatın kime ait olduğunun kabul edildiği hükmün gerekçesinden anlaşılamamaktadır. Öte yandan satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin olarak 23.02.2012 havale tarihli bilirkişi raporu ile hükümden sonra 08.05.2012 tarihinde havale edilen bilirkişi ek raporuna atıf yapılmakla yetinilmesi ve bedelin ne şekilde paylaştırılacağı açıklığa kavuşturulmadan infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi,davalılara 08.05.2012 tarihli ek rapora karşı savunma imkanı tanınmaması da usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.